Teknoloji çağında çocuk gelişimi

Ailenizle güzel bir tatil yolculuğu planladınız. Size iyi gelecek güzel bir müzik listesi ve yolculukta çocuklarla oynayabileceğiniz oyunları yanınıza aldınız. Yola çıktıktan 10-15 dakika sonra, dikiz aynasından baktığınızda, herkesin kendisini telefona ya da tabletine kaptırdığını görüyorsunuz. Sorduğunuz sorular karşısında ise cevapsız kalıyorlar. Böyle bir anda hem kendinize hem onlara öfkelenseniz bile ilk tepkiniz çocuklara oluyor. “5 dakika daha, oyunum bitmek üzere.” diyen çocuğunuzla göz teması kuramıyorsunuz. Planladığınız yolculukta tatsızlıklar oluşmaya başlıyor. Bu gerginlik sonrası telefon ya da tabletler ortadan kalksa da hayal ettiğiniz keyifli yolculuk artık hayal oluyor. Bir yerden…

okumaya devam

Tıbbi aromatik bitkiler ve ‘iyi yaşam’

Sağlıklı ve sürdürülebilir bir dünya ve yaşamın her geçen gün daha da önem kazanmaya başladığı dünyamızda “iyi yaşam” teması öne çıkmaktadır. İyi yaşamla anlatılmak istenen daha sağlıklı, daha güzel, daha uzun yaşam… Bu kapsamda da doğal ve bitkisel beslenme karşımıza çıkıyor. Bitkiler sürdürülebilir yaşam için gerekli olan oksijeni ve besini sağlar ve sağlığımızı korur. İnsan yaşamının başlamasıyla birlikte bitkilerin tedavi amaçlı kullanımı başlamıştır. İlk günden itibaren bitkilerin tedavi edici gücünden “iyi yaşam” için yararlanılmıştır. Günümüz modern tıbbında kullanılan pek çok ilaç da bitkilerden elde edilmektedir.Ülkemizdeki bitkisel zenginlik üç fitocoğrafik bölgenin…

okumaya devam

Sakin Adam güncesi -5

Merhaba sevgili okur. Uzun zaman oldu görüşmeyeli. Mevsimler, sevgililer, başkanlar, ideolojiler hatta çarşıdaki tek yönler bile değişti, bizim sakin şehir sevdamız değişmedi. Her şeyin akıl almaz bir süratle değişip dönüştüğü bu güzide çağda istikrarını bozmadan seyir eden yegane şey hava durumu. Havanın durumu hiç iyi değil sevgili okur. Hava kendinde değil. Ne yedirip içirdik biz bu havaya bilmiyorum ama sonumuzun hayırlı bir yere gitmediği aşikâr. Empati sınırlarımızı zorlayan Adanalı kardeşlerimizin güneşe karşı tavırları dahi sempatik gelmeye başladı. Hal böyle olunca Sakin Kentimin insanları da sıcaktan gerginleşti, aksileşti. Sıcaktan bunalan halk,…

okumaya devam

Deniz Ülkesi

“Neden yeterince denizci bir ulus değiliz? Nerelerde hata yapıyoruz?” sorularının cevabı da aslında basittir. Bu sorunda kişilerin günahı yok denecek kadar azdır. Denizle bir hobi ile uğraşmak bile büyük masraflar doğururken, geçimini zar zor sağlayan kitlelerden bunu bireysel olarak başarmasını beklemek oldukça haksızlık olur. “O çocuk ben çocuk, memleketimiz,O deniz ülkesiydi,Sevdalı değil karasevdalıydıkBen ve Annabel Lee;Göklerde uçan melekler bileKıskanırdı bizi.” Giresun’da ki evimizde babamın kitapları arasında bir defter sayfasına yazılmış olarak bulduğum bu şiiri okuduğumda sanırım 8-9 yaşlarındaydım. İtiraf etmeliyim ki okuduğumda şiirin bütününde görülen hüznü ve acıyı hiç anlamamıştım.…

okumaya devam

Balıkçılık mı? Bir dokun bin ah işit…

Şarap Tanrısı Dionysos’un memleketi Sığacık küçük bir balıkçı köyü. İzmir’e uzaklığı 45 dakika. Büyük denizci Piri Reis Sivrihisar Limanı’nda sığlık diye tanımlamış burayı. Hâliyle bugün hâlâ, zeytincilik, narenciye ve turizmin yanı sıra balıkçılık da önem taşıyor köy halkının geçiminde. İzmir’in doğal dokusunu korumak için direnen son kalelerden bir tanesi olan Sığacık’ta, balıkçılar da direniyor babadan kalma bu yaşamı sürdürebilmek için.Sığacık’ta levrek, çipura, mercan, barbun, istakoz, böcek, karagöz (kaşlıca), kupes, sinarit, orfoz, iskarmoz (Akdeniz barakudası), ahtapot, kalamar hepsi var. İster kıyıdan olta ile ister tekne kiralayıp denizde orta su veya dip…

okumaya devam

Özel çocuklar için özel bir okul: Can Arkadaş Özel Eğitim Kurumu

“Biz bireyi tüm gelişim alanlarıyla değerlendirip toplumun içerisine katabilecek çalışmalar yürütmeyi hedefliyoruz. ‘-Mış gibi’ yapan değil, bu özel bireyler için yaşamda ihtiyaç duyacakları nitelikleri üretim içinde gerçekten kazandıran bir eğitim süreci yaratmak istiyoruz.” Seferihisar’da çok “özel” bir kurum var, Can Arkadaş Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi. 2006 yılından bu yana faaliyet sürdüren kurum, bu dönemin başında yeni binasına taşındı ve gerek eğitim anlayışıyla gerek verdiği bütünlüklü hizmetle, kendi alanında Türkiye’de parmakla gösterilecek bir noktaya geldi. Kurucusu Deniz Tolga İnci’yle, özel eğitim ve Can Arkadaş üzerine konuştuk. Video röportajımızı ise çok…

okumaya devam

Yaşasın tuhaflık

Her ülkenin nüfusunun ancak tek haneli bir rakamdaki yüzdesi tuhaf. Mesela Filistin için barış isteyen İsrail nüfusuyla, bizim savaş karşıtı hareketin nüfusu yakındır birbirine sanırım. Bu da tuhaf tabii, çünkü iyi olarak niteleyebileceğimiz insan nüfusu tuhafların çok çok üstünde. Bütün iyiler tuhaflaştığında çok önemli toplumsal dönüşümler yaşanıyor. Tarih bunun örnekleriyle dolu. Yıllar önce bir arkadaşım aracılığı ile bana ulaşan bir aile, beni evlerine davet etmişti. Gündemin yoğunluğundan dolayı uzun bir süre gerçekleşemeyen buluşma sonunda gerçekleşti. Misafirini ağırlamaya çalışan, güler yüzlü, dost canlısı karı koca, birkaç akraba ve ben mükellef bir…

okumaya devam

Rize Kalesi’nin son fatihi

Hiçbir ansiklopedi, Türkiye Cumhuriyeti kurulunca kaleyi kimin onardığını ve son şeklini verip bugüne getirdiğini yazmadı. Şayet yazılsaydı, kalenin Cenevizlilerden, Bizans imparatorları Justinyen ile Alexios’tan ve nihayet Sultan Fatih’ten sonraki banisi ve hamisinden söz edilecekti: İspirli Deli Yalçın!   Hangi ansiklopediye bakılsa, şehrin tek tarihi eseri olan Rize Kalesi’nin, savaşçı ve sömürgeci bir halk olan Cenevizliler tarafından inşa edildiği görülür. Cenevizlilerden sonra şehir Bizans’ın eline geçince, kale İmparator Justinyen döneminde, takriben 527-545 yılları arasında onarıldı. Kalenin kimi surları yedi yüz yıl sonra 1200’lerde İmparator Alexios döneminde yaptırıldı. Trabzon’un fethiyle Bizans saltanatını…

okumaya devam

Tanrılar, keçiler ve şarap ve kahve

Homeros’un Odysseia’sında Tanrılar Kralı Zeus, kızı Helena’ya “üzüntüleri ve öfkeleri ile bütün acı anılarını geride bıraktırma gücüne sahip” bir içecek sunarken, Tanrılar Olimpos Dağı’nda kahvenin tedavi edici gücü ile insanlığa şifa dağıtırlarmış. Seferihisar’ı anlamak için uzaktan bakmak yetmiyormuş… Acaba Seferihisar’a gelip de, kalbini buraya teslim etmeden evine geri dönmüş kimse var mıdır? “Cittaslow” yani “yavaş şehir” Seferihisar… Büyük şehirlerden bıkmış, yaşamın gerçek amacını keşfetmekten yorulmayan dingin ruhların huzur bulduğu yer! Hemen yanı başındaki Sığacık’ın ise dar, ara sokakları nasıl da kabına sığmaz masum bir çocuk edasında! Teosluların baş tanrısı Dionysos…

okumaya devam

Denize sahip çık

Balıkçılık baba mesleğim. Denizde doğdum, denizde büyüdüm. Sığacık’ın eskilerindenim. Fırsat buldukça Seferi Keçi sayfalarında size hem Seferihisar’da geçmiş yaşantımızdan bahsedip anılarımı tazeleyeceğim. Hem de en iyi bildiğim konuda, deniz ve balıkçılık konusunda tecrübelerimi paylaşacak, önemli bulduğum noktalara dikkatinizi çekeceğim. Bu sayıda balıkçılığın en genel sorunlarından başlayalım. Vira bismillah. Çupra, levrek ve daha birçok türün erkeği, dişi ile teması olmadan yumurtayı döller. Dişi balık bir aya yakın zaman dilimi süresince karnında olgunlaşmış yumurtaları bırakır. Erkek balık bıraktığı spermle saliseler içinde bu yumurtaları döller. Bu yumurtlama ve dölleme süreci bir ay kadar…

okumaya devam