Bütün Yazılar

Yangının yaralarını sarmak… Ama nasıl?

Doğanın kendi yaralarını sarma kapasitesiyle işbirliği içerisinde, bölgenin doğasına uygun, ekosistemi canlandıran ve biyolojik çeşitliliği geliştiren, hem tarımsal üretime hem yuvası olduğu tüm canlılara soluk aldıracak bir mikroklima etkisi üreten, yeni felaketlere karşı daha dirençli bir orman yapısı için nasıl bir restorasyon gerekiyor? Sanırım şimdi önümüzdeki soru bu. Burada sözü madenciye, fırsatçıya, şovmen siyasetçiye bırakmak intihar olur. Dün bütün gün Seferihisar’ın dağlarında, yanan orman alanlarında dolaştık. İnceleme yaptık demeyeceğim. Bu felaket manzarası karşısında dertlenmekten, sizinle paylaşmak için biraz çekim yapmaktan başka bir şey gelmedi elimizden. Kıyamet böyle bir şey olurdu…

okumaya devam

4 teker yerine haydi bisiklete

Bu sayıda biraz kendimden ve bisiklet maceramdan bahsedip devamında herkesi bisikletli ulaşıma davet eden güney İzmir ve çevresinde aktif birkaç güzel oluşumu tanıtmak istiyorum. İzmir, Bornova doğumluyum ve spora 4 yaşımda jimnastik ile başladım, yıllar içinde farklı disiplinlerde gösteri ve yarışmalarda yer aldım. 2002 itibariyle Seferihisar’da ikamet etmeye başladım ve 2007 senesinden beri, iki tekerle gelen özgürlüğün yayılması ve bisikletli ulaşımın gelişmesi amacıyla motorlu araç veya bisiklet yollarında, kaldırımlarda ve deniz kenarında, dağ köyleri ve keçi patikalarında bisiklet sürerek, karşılaştığım herkese bir misyoner edasıyla bisikleti övdüm. Ortaokul yıllarımda ailemin verdiği…

okumaya devam

Teknoloji çağında çocuk gelişimi

Ailenizle güzel bir tatil yolculuğu planladınız. Size iyi gelecek güzel bir müzik listesi ve yolculukta çocuklarla oynayabileceğiniz oyunları yanınıza aldınız. Yola çıktıktan 10-15 dakika sonra, dikiz aynasından baktığınızda, herkesin kendisini telefona ya da tabletine kaptırdığını görüyorsunuz. Sorduğunuz sorular karşısında ise cevapsız kalıyorlar. Böyle bir anda hem kendinize hem onlara öfkelenseniz bile ilk tepkiniz çocuklara oluyor. “5 dakika daha, oyunum bitmek üzere.” diyen çocuğunuzla göz teması kuramıyorsunuz. Planladığınız yolculukta tatsızlıklar oluşmaya başlıyor. Bu gerginlik sonrası telefon ya da tabletler ortadan kalksa da hayal ettiğiniz keyifli yolculuk artık hayal oluyor. Bir yerden…

okumaya devam

Tıbbi aromatik bitkiler ve ‘iyi yaşam’

Sağlıklı ve sürdürülebilir bir dünya ve yaşamın her geçen gün daha da önem kazanmaya başladığı dünyamızda “iyi yaşam” teması öne çıkmaktadır. İyi yaşamla anlatılmak istenen daha sağlıklı, daha güzel, daha uzun yaşam… Bu kapsamda da doğal ve bitkisel beslenme karşımıza çıkıyor. Bitkiler sürdürülebilir yaşam için gerekli olan oksijeni ve besini sağlar ve sağlığımızı korur. İnsan yaşamının başlamasıyla birlikte bitkilerin tedavi amaçlı kullanımı başlamıştır. İlk günden itibaren bitkilerin tedavi edici gücünden “iyi yaşam” için yararlanılmıştır. Günümüz modern tıbbında kullanılan pek çok ilaç da bitkilerden elde edilmektedir.Ülkemizdeki bitkisel zenginlik üç fitocoğrafik bölgenin…

okumaya devam

Küçük üreticisiz tarımsal kalkınma, kooperatifsiz küçük üretici olmaz

Kooperatif denince ilk akla gelen tarımsal amaçlı kooperatifler oluyor. Türkiye’de tarımın iflasın eşiğine gelmesiyle, üretici de ayakta kalabilmek için birlikte durma ihtiyacını daha fazla hissediyor. Ülkemizde topraklarında hem kurumsal bir geçmişe hem de bundan çok daha derin bir kültürel köke sahip olan kooperatifler yeniden canlanıyor. Kooperatifçiliğin köylüye derman olmasını zorlaştıran etkenleri aşmak, mevcut yapıyı daha dinamik ve işlevli hâle getirmek bu durumda daha da önem kazanıyor. Tüm bunları, Köy-Koop yöneticisi Neptün Soyer’le konuştuk.   “Biz imece ruhunu, kültürünü kaybetmişiz. Oysaki kooperatifler bunun ta kendisi. Dolayısıyla kendi örgütlenme anlayışına da baştan…

okumaya devam

Egeli şair Sappho ve dünyası

Sappho duygusal olmayan, mantıklı ve eril antik dünyaya bir alternatif olmuştur. O kadının sesidir, onun şiirlerinde yaşamın ve doğanın güzelliği, kaygısı, heyecanı ve belirsizliğini anlamaya çalışan insanlar ile kadınsı, duygusal ve kişisel bir dünya buluruz. Bu gece Ay battı, sonra yıldızlar;Gece yarılandı,Zaman geçiyorBense yapayalnızım yatağımda(Çeviri: Cevat Çapan) 2004 yılında Mısır’da MÖ 3. yüzyıla ait bir mumyaya sarılı papirüste bir şiir bulundu, Sappho’nun şiiriydi. Hani Platon’un 10. muse (esin perisi) kabul ettiği, MÖ 7. yüzyılın sonları ile 6. yüzyılın başlarında Lesbos’ta, bizim bildiğimiz adıyla Midilli’de yaşamış lirik şair. Sappho erkek egemen…

okumaya devam

Sakin Adam güncesi -5

Merhaba sevgili okur. Uzun zaman oldu görüşmeyeli. Mevsimler, sevgililer, başkanlar, ideolojiler hatta çarşıdaki tek yönler bile değişti, bizim sakin şehir sevdamız değişmedi. Her şeyin akıl almaz bir süratle değişip dönüştüğü bu güzide çağda istikrarını bozmadan seyir eden yegane şey hava durumu. Havanın durumu hiç iyi değil sevgili okur. Hava kendinde değil. Ne yedirip içirdik biz bu havaya bilmiyorum ama sonumuzun hayırlı bir yere gitmediği aşikâr. Empati sınırlarımızı zorlayan Adanalı kardeşlerimizin güneşe karşı tavırları dahi sempatik gelmeye başladı. Hal böyle olunca Sakin Kentimin insanları da sıcaktan gerginleşti, aksileşti. Sıcaktan bunalan halk,…

okumaya devam

Teos Antik Kenti ve Dionysos Sanatçılar Birliği

Bugünkü Seferihisar sınırları içinde kalan Teos antik kentine tarihsel önem kazandıran özelliklerinden biri de, bilinen ilk sanatçı örgütlenmesi olan Dionysos Sanatçılar Birliği’ne ev sahipliği yapmış olmasıdır. Türkan Banu Güler’in “Teos Antik Kenti ve Dionysos Sanatçılar Birliği” makalesi konuyla ilgili ender Türkçe kaynaklardan biri. Özetleyerek sunuyoruz. Teos ve Dionysos Sanatçılar Birliği arasındaki ilişki bir yüzyıldan fazla sürmüş ve iki tarafa da yarar sağlamıştır. Sanatçılar Teos’un onlara sağladığı dokunulmazlıktan yararlanmış, Teoslular ise Birlik sayesinde hem ekonomilerini düzeltmiş hem de çeşitli Hellenistik krallıklarla aralarını iyi tutmuşlardır. Tanrı Dionysos’un kenti olarak da bilinen Teos,…

okumaya devam

İpek Yolu’nda bir yer: Mudurnu

“Kocaeli-Adapazarı-Düzce hattını takip eden Kuvay-i İnzibatiye Ordusu’nun hedefi Ankara’da kurulan yeni meclisi ortadan kaldırmaktır. Ellerinde Şeyhülislam’ın fetvası olduğu için her geçtikleri yerleşim yerlerinde sayıları daha da artar.  Fakat Mudurnu’ya geldiklerinde Kuvay-i Milliye milisleri isyancılara geçit vermez. Mudurnu, Kuvay-i Milliye’nin kalesidir. Anadolu toprakları işgal edilmeye başlandığı tarihlerde Redd-i İlhak Cemiyeti’nin kurulup işgallere karşı tepkisini gösteren kasabadır. Ankara’ya giden yolda isyancıları durdurarak Millet Meclisi’nin Kayseri’ye taşınmasını önleyen kasabadır. Mudurnu’nun göstermiş olduğu bu kahramanlıklardan dolayı Mustafa Kemal Atatürk tarafından teşekkür telgrafı yollanmıştır.”Bu kısa tarihsel girişin ardından size Mudurnu’yu anlatmaya başlayabilirim.İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’na…

okumaya devam

Vegan lor, sürk ve tulum peyniri

Bu üç tarifin güzel yanı, birbirlerini tamamlamaları. Önemli nokta, bademleri, bir gece önce su dolu kavanozun içerisinde buzdolabında saklamak. İsteğe göre suda beklettikten sonra kabuklarını soyabilirsiniz. Bunun için, bademleri süzdükten sonra üzerlerine kaynar su döküp ılıyana kadar bekletmelisiniz, kolayca soyulacaklar. Lor peyniri, klasik lor peynirinin badem sütlü versiyonu, bilenler hatırlayacak. Lor peyniri: – 2 su bardağı çiğ badem, (suyun içindeki bademlerin suyunu süzüp, tekrar temiz sudan geçirip kurulayın)– 4 su bardağı su– 1 yemek kaşığı tuz– süzmek için tülbent– blender– 4 yemek kaşığı limon suyu Bademleri suyla beraber iyice blenderdan…

okumaya devam