Bütün Yazılar

İzmir’in tarımı… Kurda, kuşa, aşa…

İzmir deyince aklınıza ilk ne gelir?Kızları güzeldir, evet doğru… Kordon, deniz; bunlar da tamam… Boyoz; bazıları biraz yağlı bulur ama tabii ki boyoz… Karşıyaka, Göztepe; eyvallah, bunlar da tabii… Ve elbette Cumhuriyet…Liste daha uzayabilir ama şu kimsenin aklına gelmez, İzmir aynı zamanda bir tarım kentidir. İzmir’in topraklarının %30’u tarım arazisidir mesela. 2018 yılında İzmir’in ürettiği toplam tarımsal değer 18,9 milyar liradır. Bu tüm Türkiye’nin ürettiği değerin yaklaşık %12’sidir. Yine aynı yıl İzmir’in tarım, gıda ve hayvancılık sektöründe yaptığı ihracat 2,43 milyar doları bulmuş. Bu Türkiye’nin tarımsal ihracatının yaklaşık %14’ü. İzmir’in…

okumaya devam

Sosyalleşmem lazım(mış!)

Bu sayıdan itibaren Duyarlı Keçi Sefer karakteriyle dergimizi renklendiren karikatürist Uğur Günel’le en az çizdikleri kadar eğlenceli bir söyleşi gerçekleştirdik. Uğur bize mizah sanatının inceliklerini ve yaşadıklarını hikâyelerine nasıl yansıttığını anlattı… “Çizerliğe ilk başladığım yıllarda bir İstanbul maceram oldu. Başlarda Leman dergisinde çiziyordum. O aralar Leman’la birlikte irili ufaklı birçok dergide küçük köşeler çizdim. Ama bu dergiler çok uzun ömürlü olmadı. Gırgır dergisi 2008 yılında yenilenmişti. Orada çalışan bir arkadaşım köşe çizecek karikatürist aradıklarını, benim işlerimi beğendiklerini söyledi. Gidip görüştük ve 2010 yılının Nisan ayında Gırgır’da çizmeye başladım. 2017 Şubat’ında…

okumaya devam

Kitap tanıtımı: Kooperatif deneyimleri üzerine kapsamlı bir analiz: Krize karşı kooperatifler

Gaziantep Üniversitesi’nden iki öğretim üyesi Doç. Dr. F. Serkan Öngel ve Doç. Dr. Uygar Dursun Yıldırım tarafından hazırlanan Krize Karşı Kooperatifler kitabı; son dönemde giderek artan Kooperatifleşme girişim ve eğilimlerine ilk elden ve temel meseleler bağlamında katkı sunan önemli bir çalışma. Yazarlar tarafından “Dayanışma, birlik ve mücadeleyle yaşamı kurmanın gücüne inanmaktan vazgeçmeyenlere ithaf edilen…” kitabın önsözünde, insanlık tarihi boyunca çeşitli biçimler altında kendisini gösteren örgütlenme ve örgütlenmeye dayanak oluşturan dayanışmanın birbirinden güç alma eylemi olduğunun altı çiziliyor. Tarih boyunca dayanışma eylemlerinin farklı formlar içinde kendini ortaya koyduğu, bu örgütlenme biçimlerinin…

okumaya devam

Önce duralım, bir sakin olalım

Bana “Zehirsiz ev mümkün mü?” diye soracak olursanız, kısa yanıtım hayır olur. Zehir dediğimiz kimyasallar, oturduğumuz binaların yapı malzemelerinden mobilyalarımızın cilalarına, giydiğimiz tekstil ürünlerinden yediğimiz içtiğimiz gıdaya kadar her yerde. Ama temizlik ve bakım ürünleri söz konusu olduğunda, zehirlerimizi tanımak ve bir kısmını kapıdan içeri sokmamak elimizde.Bundan böyle bu alan, bedenimizi, evimizi ve dolayısıyla çevremizi elimizden geldiğince zehirsizleştireceğimiz alan.Herkesin temizlik ve bakım anlayışı farklı olduğu için, genel geçer bir temizlik ve bakım alışkanlığı tanımlayabilmemiz mümkün değil. Karşılaştığım insanlarla neden temizlik yaptıkları ve temizlik ve bakım deyince ne anladıkları hakkında sohbet…

okumaya devam

Kırsalda yaşam, kentte yaşama karşı

Arazide yeterince gözlem yapmıştık. Güneş nerden doğuyor, nerden batıyor, mevsimsel etkiler, hâkim rüzgâr yönleri, arazi içindeki öğeler, eğimler, tepeler ve verimlilik, hepsine kafa yormuştuk. Permakültür tasarımlarına, mimariye çalışmıştık, arazideki yerel bitkilerin kataloğunu çıkarmıştık. Çevrede yaşayan, beslenen veya araziden gelip geçen yaban hayvanları ile tanışmıştık. Peki artık köyde kendi kendimize yeteceğimiz ve kendi yağımızda kavrulabileceğimiz bir hayata kavuşabilecek miydik? Bu “kahraman bakkal süpermarkete karşı” gibi kaybetmeli kazanmalı bir rekabet değil. Her yönden çetrefilli bir karşılaşma. Son 20 yılda ağır göçe maruz kalan büyük şehirler, eskisi gibi sınırları belirgin merkezler değiller. Köyler…

okumaya devam

Bıcık, Lap, Çakıldak, Kompir

Başlıkta yazanların ne olduğunu sanırım sadece Ödemişliler anladı. Ödemişliler dışında kalan okurlara belki kompir bir anlam ifade etmiştir ama Ödemişlilere ifade ettiği anlam değildir o. Ödemişliler patatese “kompir” derler. Hep öyle derlerdi, ben kendimi bildim bileli ve tabii öncesinde de. Sonradan fırında pişirilmiş patateslerin içine envaiçeşit garnitür konup tüketilen ve adına kumpir denen hızlı yemek çeşidi ortaya çıkınca kumpir adını tüm Türkiye duymuş oldu. Kompir yani patates malumunuz Ödemiş’te çok yetişir. Patates tarımının yaygınlaşmasında Doktor Mustafa Bengisu ve Şükrü Saraçoğlu’nun birlikte Mustafa Kemal Paşa’nın isteği ile Ödemiş’i pilot bölge yaparak…

okumaya devam

Köy-Koop İzmir Başkanı Neptün Soyer’e kooperatiflerdeki canlanmayı sorduk: ‘Köylümüz toprağa küsmez, üretir, yeter ki satabilsin’

İzmir’in genelinde üretici pazarlarının sayısının artmasıyla birlikte kooperatiflerde de bir canlanma gözleniyor. Köy-Koop İzmir Birliği Başkanı Neptün Soyer’e bu canlanmayı sorduk. Neptün Hanım’la Hıdırlık Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nde buluştuk. Arı kovanı gibiydi. Neşeli bir telaş içinde bir yandan ertesi günkü pazara hazırlık, bir yandan internet siparişlerini yetiştirme uğraşı, bir yandan öğlen yemeğine gelecek mahalleli için yapılan yemekler. Seferihisarlı kadınların hiç yoktan var ettikleri bu yerin hikâyesi de gelecek sayıya o zaman. – İzmir öteden beri kendine has bir tarımsal kalkınma modeli geliştirmeye çalışan bir kent. Bu modelin en önemli öğesi de…

okumaya devam

Pagos Kadın Kooperatifi

İzmir’in midyesi Kadifekale’den gelir. Pagos Pazarı’nda midye üreten kadınların kooperatifini görünce yanaşmadan edemedik. Pagos Kadın Kooperatifi standında, kooperatif kurucularından Filiz Çakar’ın hem çayını içtik hem sohbet ettik. – Ne zaman kuruldu kooperatifiniz?– Ağustos ayında. Mahalleli kadınlar olarak yaklaşık üç yıldır kooperatifleşmeye çalışıyor, eğitimler alıyorduk. Nihayet bu yaz kurduk kooperatifimizi. – Midyeden başka şeyler de var standınızda, neler üretiyorsunuz?– Esas midye tabii ama onun yanında içli köfte, Mardin kömbesi, börek, sarma var. Kadınlarımızın çoğu daha önce hiç dışarıda çalışmamış, ev hanımı. Övünmek gibi olmasın elimizin lezzeti de var. Ama esas ürünümüz…

okumaya devam

Pagos üretici pazarında kadınlar yanyana

Kadifekale 2000 yıldır surlarıyla meşhur. Büyük İskender’den beri bu duvarlar İzmirlileri düşmandan ayırmış, yağmacıdan korumuş. Ama bir de aynı kentte yaşayan hemşerileri birbirinden ayıran duvarlar var. Önyargılarla örülen, birbirinin hayatına sırt döndükçe yükselen duvarlar. Kadifekale’nin surlarının içinde şimdilerde bu görünmez duvarlar sarsılıyor; belki yıkılmıyor ama çatlıyor. Büyükşehir Belediyesi’nin Kadifekale’de kurduğu Pagos Üretici Pazarı’ndaki 120 tezgahta, sadece üretici kooperatifleri ve Kadifekaleli kadınlar yer alıyor. Kordon’da yaşayıp, başıma bir şey gelir endişesiyle bir defa bile Kadifekale’ye çıkmamış; Ödemiş’in, Tire’nin en uzak köylerinde bu yaşa gelip İzmir’in merkezini hiç görmemiş; ömrünü Kadifekale’nin dar…

okumaya devam

Yel saatleri

Dün, bugünün nasıl seyredeceğine karşı önyargılı idim. Bugün, düne zerre kadar benzemedi. 13:15 yeli sarmaşıkları yaladı geçti, yan bahçedeki çınarın canını tazeledi ki, ben de o esnada cereyanlı ot biçerimle yaşlı zeytinin altında bitmiş sonbahar otlarını biçiyordum. Otları diri haşlayın.Sonra, aniden Kula yönüne gittim. Volkanik araziye nazır, kızıllı ve grili topraklarda yeni dikilmiş üç beş zeytinlik alan gördüm, iki keçiye selam ettim; bir gelincik ve iki sincapla söyleştim. Sincap şaşırtıcı idi bilhassa; kendi ekseni etrafında 360 derece fır dönerek sıçrayıp yine ve yeniden baktı bana. Az sonra, Dombaylı – Menye…

okumaya devam