Yangının yaralarını sarmak… Ama nasıl?

Doğanın kendi yaralarını sarma kapasitesiyle işbirliği içerisinde, bölgenin doğasına uygun, ekosistemi canlandıran ve biyolojik çeşitliliği geliştiren, hem tarımsal üretime hem yuvası olduğu tüm canlılara soluk aldıracak bir mikroklima etkisi üreten, yeni felaketlere karşı daha dirençli bir orman yapısı için nasıl bir restorasyon gerekiyor? Sanırım şimdi önümüzdeki soru bu. Burada sözü madenciye, fırsatçıya, şovmen siyasetçiye bırakmak intihar olur. Dün bütün gün Seferihisar’ın dağlarında, yanan orman alanlarında dolaştık. İnceleme yaptık demeyeceğim. Bu felaket manzarası karşısında dertlenmekten, sizinle paylaşmak için biraz çekim yapmaktan başka bir şey gelmedi elimizden. Kıyamet böyle bir şey olurdu…

okumaya devam

4 teker yerine haydi bisiklete

Bu sayıda biraz kendimden ve bisiklet maceramdan bahsedip devamında herkesi bisikletli ulaşıma davet eden güney İzmir ve çevresinde aktif birkaç güzel oluşumu tanıtmak istiyorum. İzmir, Bornova doğumluyum ve spora 4 yaşımda jimnastik ile başladım, yıllar içinde farklı disiplinlerde gösteri ve yarışmalarda yer aldım. 2002 itibariyle Seferihisar’da ikamet etmeye başladım ve 2007 senesinden beri, iki tekerle gelen özgürlüğün yayılması ve bisikletli ulaşımın gelişmesi amacıyla motorlu araç veya bisiklet yollarında, kaldırımlarda ve deniz kenarında, dağ köyleri ve keçi patikalarında bisiklet sürerek, karşılaştığım herkese bir misyoner edasıyla bisikleti övdüm. Ortaokul yıllarımda ailemin verdiği…

okumaya devam

Tıbbi aromatik bitkiler ve ‘iyi yaşam’

Sağlıklı ve sürdürülebilir bir dünya ve yaşamın her geçen gün daha da önem kazanmaya başladığı dünyamızda “iyi yaşam” teması öne çıkmaktadır. İyi yaşamla anlatılmak istenen daha sağlıklı, daha güzel, daha uzun yaşam… Bu kapsamda da doğal ve bitkisel beslenme karşımıza çıkıyor. Bitkiler sürdürülebilir yaşam için gerekli olan oksijeni ve besini sağlar ve sağlığımızı korur. İnsan yaşamının başlamasıyla birlikte bitkilerin tedavi amaçlı kullanımı başlamıştır. İlk günden itibaren bitkilerin tedavi edici gücünden “iyi yaşam” için yararlanılmıştır. Günümüz modern tıbbında kullanılan pek çok ilaç da bitkilerden elde edilmektedir.Ülkemizdeki bitkisel zenginlik üç fitocoğrafik bölgenin…

okumaya devam

Deniz Ülkesi

“Neden yeterince denizci bir ulus değiliz? Nerelerde hata yapıyoruz?” sorularının cevabı da aslında basittir. Bu sorunda kişilerin günahı yok denecek kadar azdır. Denizle bir hobi ile uğraşmak bile büyük masraflar doğururken, geçimini zar zor sağlayan kitlelerden bunu bireysel olarak başarmasını beklemek oldukça haksızlık olur. “O çocuk ben çocuk, memleketimiz,O deniz ülkesiydi,Sevdalı değil karasevdalıydıkBen ve Annabel Lee;Göklerde uçan melekler bileKıskanırdı bizi.” Giresun’da ki evimizde babamın kitapları arasında bir defter sayfasına yazılmış olarak bulduğum bu şiiri okuduğumda sanırım 8-9 yaşlarındaydım. İtiraf etmeliyim ki okuduğumda şiirin bütününde görülen hüznü ve acıyı hiç anlamamıştım.…

okumaya devam

ÇYDD’den tepki: “Kaz Dağları’na dokunma”

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD), Kaz Dağları’nda gerçekleşen “doğa katliamının” durdurulması için yetkililere seslendi. ÇYDD Genel Başkanı Prof. Dr. Ayşe Yüksel imzasıyla yapılan basın duyurusuyla, Kaz Dağları’nın doğal zenginliği ve bitki ve hayvan türleri açısından ev sahipliği yaptığı biyolojik çeşitliliğin eşsizliği vurgulanırken, ÇYDD’nin “çocuklarımıza miras bırakacağımız çevremizin katledilmesini engellemek” görev ve sorumluluğundan geri adım atmayacağı ifade edildi. Kaz Dağları’na Dokunma! Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Genel MerkeziGeleceğe ve çocuklarımıza bırakabileceğimiz tek gerçek miras yaşanabilir bir çevredir. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği olarak, Kaz Dağları’nda planlanan doğa katliamının derhal durdurulması için yetkilileri…

okumaya devam

Fevziye Hanım

Fevziye Özkan, bazen öfkeli bazen de hüzünlü. Öylesine dertli, öylesine acı dolu ki yüreği. Ama yaşadığı tüm olumsuzluklara rağmen güçlü ve kararlı. Sonuna kadar inanıyor, hayvan hakları için verdikleri savaşı hayvan dostlarının her şeye rağmen bir gün kazanacağına.   Tüyleri pamuk gibi beyaz, gözleri engin deniz mavisiydi. Kıpır kıpırdı. Yaşıtları gibi yerinde durmak bilmiyordu. Mutluydu, kendisini güvende hissediyordu. Nefret dolu bakışlarını üzerinden ayırmayan, onu taşlayan garip insanlara karşı korunmak için durmaksızın havlamasına gerek yoktu. Onun da tüm şanslı arkadaşları gibi varlığından gurur ve mutluluk duyduğu bir sahibi vardı. Önüne koyduğu…

okumaya devam

Seferihisar’da yenilenebilir, yeşil enerji atılımı

Yaklaşık bir buçuk yıl önce kurulan S.S. Seferihisar Yenilenebilir Elektrik Enerjisi Üretim ve Tüketim Kooperatifi (SEYEKO), geçtiğimiz Mart ayında ortaklık ön kayıtları almak üzere Seferihisarlılarla buluştu. Seferihisar Belediyesi tarafından kooperatife kiralanan Ulamış köyündeki arazide kurulacak santralde güneş enerjisinden elektrik üretilecek.  SEYEKO yöneticileri Umur Kemal Ozanoğulları ve Adil Alper Coşkun ile Türkiye’nin enerji sorununu ve kooperatifi konuştuk:   – Seferihisar’a ve kooperatife gelmeden önce şunu sormak istiyorum. Mevcut enerji kaynaklarıyla alıp veremediğiniz ne? Neden alternatif ve yenilenebilir enerji kaynakları? Umur Ozanoğulları: Birincisi, mevcut enerji kaynaklarına dayanarak yapılmış bir sistem kirletiyor, tüketiyor…

okumaya devam

Temiz enerji temiz midir?

Güneşe dönmek de güzel ama ne kadar güzel olursa olsun en güzeli her türlü projenin arkasında kapı gibi bir ÇED ve SED olması. Yani hem Çevresel hem de Sosyal Etki Değerlendirmesi gerek. Mesela güneş panellerinin konacağı yerde tarım yapılıyor mu? Mera mı? Hayvan otlatma alanı mı? Kaç aileyi etkiliyor? Yaşamsal faaliyetlere engel oluyor mu? HES’lerle ilişkim çevreci değil yatırımcı tarafında başladı. Serbest iletişim danışmanlığı yaptığım yıllarda farklı sektörlerde faaliyet gösteren bir holdingin bazı iletişim işleri ile uğraşıyordum. HES konusunun henüz pek de sıcak olmadığı, daha ilk kıyametin Fırtına Deresi’nde patladı…

okumaya devam

Yavaş giyim, doğal boyama ve doğal baskı üzerine Beste Bonnard ile söyleşi: Doğanın renkleriyle bezenmek

Geçen sonbahar Facebook’ta İstanbul’daki bir atölye duyurusunu görmüştüm, keşke İzmir’de de olsa demeye kalmadı, birkaç hafta sonra aynı atölyenin İzmir’de yapılacağını gördüm. Hemen kayıt oldum ve belirtilen tarihte heyecanla Seferihisar’dan İzmir’e gittim. Konu çok enteresandı: ecoprint yani çeşitli bitki ve yapraklarla kumaş üzerine doğal baskı. İlk etapta böyle bir şeyi duyunca ve ilk deneyimi yaşayınca benim dahi aklıma “ben bunu hemen öğrenir, para bile kazanırım” fikri oluştu. Ne kadar yanılmışım. İşin içine girince, eğitimi veren Beste Bonnard’ı tanıyıp kendisini takip etmeye, doğal boyama ve bitkilerle baskının felsefesini öğrenmeye başlayınca, şöyle…

okumaya devam

2016 yılında keşfedilen endemik bitkilerimiz

Tamamına yakını lokal ve tehlike altında, elle bir çırpıda sayılabilecek sayılarda olan bu endemik bitkilerimizin çaresiz hastalıklar için ilaç hammaddesi içerebilme, anasonda olduğu gibi tarım bitkileri için de bir gen kaynağı olabilme potansiyelleri vardır. Ancak korunmaları için mutlaka bir işe yaramaları gerekmez, onlar milyonlarca yıldır Anadolu’nun gerçek sahibidirler ve saygıyı, korunmayı sırf bu yüzden hak ederler. Heyecan verici bir doğası vardır Türkiye’nin. Engin ovalarında ilerlerken aniden karşınıza yüce bir dağ çıkabilir, bir dağın kurak ve kavruk bir yüzünün aksine öbür yüzünde sizi sürekli nemli bir iklim karşılayabilir. Deniz seviyesinden beş…

okumaya devam