Küçük üreticisiz tarımsal kalkınma, kooperatifsiz küçük üretici olmaz

Kooperatif denince ilk akla gelen tarımsal amaçlı kooperatifler oluyor. Türkiye’de tarımın iflasın eşiğine gelmesiyle, üretici de ayakta kalabilmek için birlikte durma ihtiyacını daha fazla hissediyor. Ülkemizde topraklarında hem kurumsal bir geçmişe hem de bundan çok daha derin bir kültürel köke sahip olan kooperatifler yeniden canlanıyor. Kooperatifçiliğin köylüye derman olmasını zorlaştıran etkenleri aşmak, mevcut yapıyı daha dinamik ve işlevli hâle getirmek bu durumda daha da önem kazanıyor. Tüm bunları, Köy-Koop yöneticisi Neptün Soyer’le konuştuk.   “Biz imece ruhunu, kültürünü kaybetmişiz. Oysaki kooperatifler bunun ta kendisi. Dolayısıyla kendi örgütlenme anlayışına da baştan…

okumaya devam

Temiz ve adil gıda için gıda toplulukları

“Başarılı örnekler oldukça çoğalan, kendi içinden yenilerini türeten bir yapı gıda toplulukları. Topluluk destekli tarım sayesinde üreticilerimiz daha fazla üretebilmeye başladılar. Biz de sağlıklı, nasıl üretildiğini bildiğimiz ürünleri kullanıyoruz artık mutfaklarımızda.Maalesef dünyayı kurtaramayız ama kendi çevremizi değiştirebiliyoruz bir nebze. Bu da içimizi rahatlatıyor.” Tarım ülkesiyiz, kendimize yeteriz, aç kalmayız diyoruz ama patates kuyruklarında sıralandığımız günleri de gördük sonunda. Ülkede tarım bu noktadayken sağlıklı gıdaya ulaşmak da giderek büyüyen bir sorun hâline geliyor. İşte bu noktada, tek tek tüketicilerin bir araya geldiği, küçük üreticiyle doğrudan iletişime geçtiği, üretimi yönlendirerek sağlıklı ve…

okumaya devam

Üretici, mandalinada geçmişe özlem duyuyor

Ege Bölgesi’ni, özellikle de Seferihisar yakınlarını belli mevsimlerde ziyaret eden insanların, bölgeden ayrılırken genelde zihninde hep aynı görüntü kalır. Uçsuz bucaksız bir turuncu… Bu eşsiz görüntünün sebebi tabii ki mandalina. Sadece manzarasına bakanlar için bu görsel şölen pek çok farklı güzellik sunsa da, arka planında bin bir detayı içinde barındıran koca bir ekonomi söz konusu. Bu ekonominin ilk ve belki de en önemli unsuru ise üreticiler. Ülkemiz tarımı için mandalinanın önemi hepimizin malûmu. Bazı bölgelere gelince konunun önemi daha da artıyor. Seferihisar söz konusu olunca tepe noktalara ulaşıyor. Özellikle tarım…

okumaya devam

Seferihisar Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürü Şerafettin Budak: Mandalinanın kurutulması üreticinin kaderini etkileyecek

Belediyelerdeki tarımsal hizmetler müdürlüklerinin işlevi ne? Siz Seferihisar’da nasıl bir faaliyet yürütüyorsunuz? Bütün Şehir Yasasıyla köylere hizmet götüren Özel İdareler kapatılınca, bu işler belediyelere kaldı. Buna paralel olarak, belediyelerin norm kadroyla müdürlükler açmasına imkân verildi. Bazı belediyeler açtı, bazıları açmadı. Belediye Başkanımızın tarım konusundaki hassasiyetinden dolayı biz hiç vakit kaybetmeden, Tarımsal Hizmetler Müdürlüğünü açtık, hatta ilk açan belediye biz olduk. İlk özgün yönetmeliği yazan da biziz. Neticede Türkiye artık samanı bile ithal ediyor. Bütün tarımsal ürünleri şu anda ithal eder hale geldik. Demek ki mevcut tarım politikasıyla olmuyor. Biz de…

okumaya devam

Mandalina Üreticileri Birliği yöneticisi Ali Özay: Üretici kaliteyi yükseltmeli

Bu yıl mandalinanın rekoltesi iyi, kalitesi iyi, inşallah kaderi de iyi olsun. Bu da büyük ölçüde ihracata bağlı.   Seferihisar Mandalina Üreticileri Birliği’nin yapısından söz eder misiniz? Mandalina Üreticileri Birliği dernekler hukukuna göre kurulmuş bir birliktir ve kooperatiflerin de üst kuruluşudur. Genel kurulu, üyeleri vardır, denetim kurulu vardır. Üretici ve tüketici arasındaki aracıyı kaldırmak, üreticinin malını değerlendirmek ve elde edilen ürünün değerinin yükseltmek hedefiyle 2013 yılında kurulmuş bir üretici birliğidir. Kaç üyeniz var şu anda? 70 üyemiz var. Üyelerinin toplam kapasitesi ne? Üyelerimizin toplamına bakarsak, 1500 dekardan fazla bir tarım…

okumaya devam

SEFEKO Başkanı Ahmet Sayarer: Maliyetler üreticiyi zorluyor

Hem bölgenin geçmişini bilen eski bir üretici hem kooperatif başkanı olarak Seferihisar’da mandalina üreticilerinin sorunlarını sizden de dinlemek isterim. Narenciye bir hayli zor ve sıkıntılı bir iş ama biz bu işin içerisinde doğduğumuz, büyüdüğümüz için bize sıkıntılı gelmiyor.  Bir ananın, babanın çocuk büyütmesi gibi doğal bir şey bizim için. Babalarımız bu kooperatifi 1967 senesinde kurdular. Bir dönem kapalı kaldı kooperatifimiz. Sonra arkadaşlarla bir araya gelerek açtık ve devam ediyoruz. Bugün bütün tarım ürünlerinde sıkıntı olduğu gibi narenciyede de ciddi bir sıkıntı var. Kredi konusunda sıkıntımız yok. Zaten şu anda %4…

okumaya devam

İlçe Tarım Müdürü Ali Özdemir: Babadan kalma yöntemlerle değil, bilimle

Üreticimiz atadan babadan kalma yöntemleri bir kenara koysun. Bilimin yolundan gitsin. Burada da onlara yol gösteririz. Teknik açıdan bize güvensinler, bizimle sıkı irtibatta olsunlar.   İlçe Tarım Müdürü olarak ilçedeki mandalina üretimine dair bütün verilere sahipsiniz. Genel tabloya bakınca, Seferihisar’da mandalina üretimini üretici için, tüketici için, memleket için daha iyi hale getirmek üzere neler yapılabilir? Gözlemleriniz ve önerileriniz ne? Önce üreticiden başlayalım. Bu işin esas sahibi o çünkü. Üreticinin bahçesinin yerini bilmesi lazım. Daha beş yıl öncesine kadar Seferihisar’da birçok çiftçimiz bahçesinin yerini dahi bilmiyordu. Mandalina çok fazlaydı, birim ağaca…

okumaya devam

Ege İhracatçı Birlikleri Yaş Meyve Sebze Birliği Başkanı Hayrettin Uçak: Mandalina ihracında üçüncüyüz

Tarım ürünlerinde ihracata dayalı bir üretim söz konusu. Seferihisar’ın mandalinası açısından durum ne? Ne kadarını ihraç ediyoruz, ne kadarı iç pazara satılıyor? Çoğu iç pazarda tüketiliyor ama bu sene ürün de fazla olduğu için, yaklaşık olarak %40’ı yurtdışına gider diyebilirim. Hangi ülkelere gidiyor? Rusya, Ukrayna, Romanya, Bulgaristan, Polonya, Almanya, başka aklıma gelmeyen yerler var muhakkak, Makedonya, Sırbistan… Ürün olarak tanınıyor mu mandalina Avrupa’da? Tabii, bunda Birliğimizin yürüttüğü narenciye tanıtım çalışmalarının çok rolü var. Avrupa’daki alıcılar Mersin ve İzmir mandalinasını bile ayırt edebiliyorlar artık. Belki Türkiye’deki tüketici bile anlamaz yan yana…

okumaya devam

Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer: Mandalinanın katma değerini artırmalıyız

Görüyoruz ki sadece bizde değil, bütün dünyada tarım ürünü artık para etmiyor. Tarım ürününü dönüştürmeniz lazım. Katma değerini büyütecek bir şeyler yapmanız lazım. Bana sorarsanız mandalinanın kaderini belirleyecek olan da bu.   Yasada Belediyelerin tarımsal alandaki yükümlülükleri çok esnek tarif edilmiş. “Belediyeler tarım ve hayvancılığı geliştirmek amacıyla her türlü faaliyet ve hizmette bulunabilirler” diyor. Burada net bir yükümlülük tarifi yok, tarım için ne yapıp ne yapmayacağı yerel yönetimin kendine mi bağlı, siz Belediye’yi bu alanda ne kadar sorumlu görüyorsunuz? Şöyle bakmak lazım bence. Yerel yönetimlerin önemi her gün daha fazla…

okumaya devam

Seferihisar’ın mandalinası var. Yok olmasın!

Seferihisar deyince akla gelen çok şey var: Yavaş şehirlerin başkenti, Sığacık, Teos Antik Kenti, uzun bir sahil şeridi üzerinde mavi bayraklı plajlar… Dışarıdan birisi önce bunları sayar herhalde. Seferihisarlılar ise bu listenin en başına belki şunu ekleyecektir: Mandalina. Gerçekten de yaz bitip turizm yavaşlayınca, turuncuya dönen bahçelerle birlikte başka bir hareketlilik başlıyor Seferihisar’da. Otobüslerle tarlalara taşınan işçiler, ağaçların arasında yoğun bir çalışma, kasa kasa toplanıp tesislere taşınan, oradan kamyonlarla sadece Türkiye’nin değil dünyanın dört bir yanına ulaştırılan mandalinalar. Tabii bu hareketlilikten nasiplenen, bahçelerden göz hakkını alan, eli yüzü sararana kadar…

okumaya devam