Önce duralım, bir sakin olalım

Bana “Zehirsiz ev mümkün mü?” diye soracak olursanız, kısa yanıtım hayır olur. Zehir dediğimiz kimyasallar, oturduğumuz binaların yapı malzemelerinden mobilyalarımızın cilalarına, giydiğimiz tekstil ürünlerinden yediğimiz içtiğimiz gıdaya kadar her yerde. Ama temizlik ve bakım ürünleri söz konusu olduğunda, zehirlerimizi tanımak ve bir kısmını kapıdan içeri sokmamak elimizde.Bundan böyle bu alan, bedenimizi, evimizi ve dolayısıyla çevremizi elimizden geldiğince zehirsizleştireceğimiz alan.Herkesin temizlik ve bakım anlayışı farklı olduğu için, genel geçer bir temizlik ve bakım alışkanlığı tanımlayabilmemiz mümkün değil. Karşılaştığım insanlarla neden temizlik yaptıkları ve temizlik ve bakım deyince ne anladıkları hakkında sohbet…

okumaya devam

Köy-Koop İzmir Başkanı Neptün Soyer’e kooperatiflerdeki canlanmayı sorduk: ‘Köylümüz toprağa küsmez, üretir, yeter ki satabilsin’

İzmir’in genelinde üretici pazarlarının sayısının artmasıyla birlikte kooperatiflerde de bir canlanma gözleniyor. Köy-Koop İzmir Birliği Başkanı Neptün Soyer’e bu canlanmayı sorduk. Neptün Hanım’la Hıdırlık Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nde buluştuk. Arı kovanı gibiydi. Neşeli bir telaş içinde bir yandan ertesi günkü pazara hazırlık, bir yandan internet siparişlerini yetiştirme uğraşı, bir yandan öğlen yemeğine gelecek mahalleli için yapılan yemekler. Seferihisarlı kadınların hiç yoktan var ettikleri bu yerin hikâyesi de gelecek sayıya o zaman. – İzmir öteden beri kendine has bir tarımsal kalkınma modeli geliştirmeye çalışan bir kent. Bu modelin en önemli öğesi de…

okumaya devam

Pagos üretici pazarında kadınlar yanyana

Kadifekale 2000 yıldır surlarıyla meşhur. Büyük İskender’den beri bu duvarlar İzmirlileri düşmandan ayırmış, yağmacıdan korumuş. Ama bir de aynı kentte yaşayan hemşerileri birbirinden ayıran duvarlar var. Önyargılarla örülen, birbirinin hayatına sırt döndükçe yükselen duvarlar. Kadifekale’nin surlarının içinde şimdilerde bu görünmez duvarlar sarsılıyor; belki yıkılmıyor ama çatlıyor. Büyükşehir Belediyesi’nin Kadifekale’de kurduğu Pagos Üretici Pazarı’ndaki 120 tezgahta, sadece üretici kooperatifleri ve Kadifekaleli kadınlar yer alıyor. Kordon’da yaşayıp, başıma bir şey gelir endişesiyle bir defa bile Kadifekale’ye çıkmamış; Ödemiş’in, Tire’nin en uzak köylerinde bu yaşa gelip İzmir’in merkezini hiç görmemiş; ömrünü Kadifekale’nin dar…

okumaya devam

Kıbrıs’ın yavaş şehri Mehmetçik

Merhaba sevgili Keçiciler! Umarım iyisiniz ve her şey yolundadır. Sizlere bu sayıda anlatmak istediğim yer Yavru Vatan’ın nadide kentlerinden Mehmetçik. 2016 yılında 72 kritere en az yüzde elli uyumlu olduğu için Sakin Kentler Birliği olan Cittaslow Ağı’na katılmaya hak kazandı. Mehmetçik, eski adı ile Galatya… Kentin sınırları içerisinde girdiğiniz andan itibaren kendinizi adeta bir konsol oyununda, tasarımcıların çizdiği bir haritada gibi hissediyorsunuz. Sarı tonları ve binaların iki kattan fazla olmaması insana ferahlık verirken, güneşi tepenizde hissediyor olmanız da her daim bir tatil havası estiriyor. Yoğunluktan kafamı kaldıramadım diyebileceğiniz bir yer değil…

okumaya devam

Kutup Kahramanı Sığacık’ta

Dünyanın etrafını tekne ile dolaşan Türk denizcilerden olan ve Kuzey Buz Denizi’ni geçen en yaşlı denizci unvanını taşıyan 71 yaşındaki Erkan Gürsoy, alüminyumdan kendi imal ettiği teknesi “Altan Girl” ile son durağı Teos Marina’da denizci dostları tarafından karşılandı. Biz de bu imkândan istifade edip kendisi ile konuşma fırsatı bulduk. Son derece mütevazı tavrı ile bizleri de fazlasıyla etkileyen Gürsoy’un hikayesini, siz okurlarla paylaşmak istedik. Severek okuyacağınızı umuyoruz. Burdur’un Bağsaray Köyü’nde doğan Erkan Gürsoy’un hepimizden farklı bir hikâyesi var. Çocukken geçirdiği bir hastalık neticesinde Antalya’ya hastaneye gitmek zorunda kalan Gürsoy, hayatında…

okumaya devam

Bana tarzınızı söyleyin, size nasıl bir çocuk yetiştireceğinizi söyleyeyim

Her zaman çocuklarla yapmış olduğum seansların yanında aile görüşmelerini de çok önemsemişimdir. Genellikle aile görüşmelerindeyken “Aile, çocuğun aynasıdır.” cümlesini çokça kullanırım ve her bir aile üyesi bir çember edasında yaşarsa bir takım şeylerin daha anlamlı olacağına inanırım. Bundan dolayı bu yazımda da sizlere kendi çocuk yetiştirme tarzınızı bilmeden ebeveyn rol şapkasını takmaya niyetlenmeyin demek istiyorum. Şimdi yazıyı okurken bir yandan yaşantınızda çocuk yetiştiren anne ve babaları bir düşünün. Kimi size göre aşırı serbest, kimi size göre aşırı kontrolcü, kimi ise tamamen kaotik gelecektir. Peki, sizce bu anne ve babalar nasıl…

okumaya devam

Gönlü hep doğadan yana bir inanç topluluğu: Tahtacılar

Anadolu kaç bin yıllık uygarlık beşiği… Bereketli toprakları kaç kültüre ev sahipliği yapmış, kimler gelmiş kimler geçmiş, izlerini bırakmış yüzlerce yıldır… Bundan büyük zenginliğimiz mi var bu topraklarda? Peki en büyük kadir kıymet bilmezlik değil mi bunu yok saymak; bir kültürü diğerinin, bir geleneği öbürünün üstünde görüp diğerlerinin üstünü çizmek, kökünü kazımaya çalışmak? Oysa insanlık adına geleceğe taşınacak ne çok şey var bu derya deniz kültürel birikimde. Mesela, ekmeğini çıkarmak için balta vurmak zorunda olduğu kuru ağacın bile rızasını alma nezaketine sahip bir topluluktan, Tahtacılar’dan öğrenecek ne çok şeyimiz var.…

okumaya devam

Şurup

Bir kedi öyküsü anlatacağım, epeyce kedi öyküsü var bende. Belki sonra başkalarını anlatma fırsatım da olabilir. Evdeki kedi nüfusunun artmaya başladığı ilk yıllardı. Esas kız olan Boncuk ikinci kez yavrulamış ve sekiz olmuştu nüfusumuz. Boncuk’un cinsel hayatına müdahale etmenin etik olup olmadığı sorgulamalarının varoluşumu yıprattığı, ebelik ve dadılık faaliyetlerinin beni yorduğu günlerdi. Bahçede baktığım bir de Tekir vardı üstüne ve O da hamileydi. Sokakta doğurmasına içim elvermiyordu. O’nun da niyeti yoktu zaten doğumunu başka bir yerde yapmaya. Gün içinde sık sık eve girip, doğum için kendisine yer bakınmaya başlamıştı. Niyetini…

okumaya devam

Necati Usta’nın udları geçmişi geleceğe taşıyor

Büyülü mekânlar vardır, sizi alır usulca tarihin geçmiş bir sayfasına götürür. Taşın neminde, ahşabın kokusunda bir maziyi duyarsınız. Hele o maziden kalıp da yaşayan bir şey varsa mekânda, gördüğünüz bir düş mü gerçek mi, ayırdına varamazsınız. Kemeraltı’nda Kestelli Mahallesi… Cumhuriyet’ten önce bir Musevi mahallesiymiş, şimdilerde tekstilcilerin ve ayakkabıcıların merkezi… Bir dönem ise İzmirli çalgı yapımcılarının merkezi olmuş, Zeynel Abidin ilk cümbüşünü Beyler Sokağı’ndaki atölyesinde imal etmiş. Şimdi mahallede kalan tek çalgı yapımcısı Necati Gürbüz. Necati Usta, 16 yıldır Kestelli’de iki katlı bir evdeki atölyesinde, geçmişten kalan sesler eşliğinde enstrüman yapıyor.…

okumaya devam

Taşrada öğrenci olmak… ‘Seferihisar bize, biz Seferihisar’a alışıyoruz’

Seferihisar’da üniversite öğrencileri giderek daha fazla göze çarpıyor. “Aaa, burada üniversite mi varmış?” diyen Seferihisarlılar’a da daha az rastlanıyor artık. Öğrencilerin sayısı arttı, bölümlerin 4 yıllık olmasıyla daha bir Seferihisarlı olmaya başladılar. Biz de Dokuz Eylül Üniversitesi Fevziye Hepkon Sosyal Bilimler MYO öğrencisi üç gençle buluştuk, Seferihisar’da üniversite öğrencisi olmak nasıl bir şey, nasıl sorunlar yaşıyorlar, bunları konuştuk. Ayşe Yıldırım Ayvalık’tan gelmiş Seferihisar’a. Turizm İşletmeciliği Bölümü’nde üçüncü sınıfta okuyor. Nida Sarıca Konya’dan, Anıl Böbeş ise Bursa’dan gelmiş. İkisi de Uluslararası Ticaret Bölümü üçüncü sınıf öğrencisi ve ev arkadaşı. – Önce…

okumaya devam