Adıyla sanıyla ‘Seferihisar Mandalinası’

Seferihisar Belediyesi’nin Seferihisar’da yetişen satsuma cinsi mandalinayı coğrafi işaretle tescil ettirmek üzere 2013 yılında yaptığı başvuru nihayet meyvelerini verecek. Coğrafi işaretleme sürecinin geçen yıl kesinleşmesinin ve bu yıl Temmuz ayında Tescil Belgesinin hazırlanıp Belediye’ye teslim edilmesinin ardından, mandalina bu sezon “Seferihisar Mandalinası” adıyla pazara çıkacak. Tescil belgesinde Seferihisar Mandalinası şöyle tanımlanıyor: Ürünün Tanımı ve Ayırt Edici Özellikleri:“İzmir ilinin Seferihisar ilçesinde mandalina tarımı 1953 yılında 600 adet Satsuma mandalinası dikilmesiyle başlamıştır. Seferihisar’da diğer yörelere nazaran kıyıdan uzaklaşıldığında yükselti hızla artmadığından mandalina yetiştiriciliğine yönelik daha geniş bir alan bulunur ve denize nispeten…

okumaya devam

Tunç Soyer: ‘Hedefimiz, bisikletli ulaşımı yaygınlaştırmak’

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’i Seferihisar’dan tanıyor, kendisinin bir bisiklet tutkunu olduğunu biliyoruz. Büyükşehir’in İzmir’de bisiklet kullanımını geliştirmekle ilgili yaklaşımını kendisine de sorduk. – Büyükşehirlerde trafik sorunu başlıbaşına bir dert. Bu soruna İzmir Büyükşehir Belediyesi nasıl yaklaşıyor? – Tunç Soyer: Büyükşehirler başta olmak üzere ulaşım sorunu kentlerde gittikçe kangren haline dönmeye başlamış durumda. Bu durum, haliyle büyükşehirlerde bütüncül planlamaya dayalı çağdaş ve yenilikçi yaklaşımların geliştirilmesini zorunlu kılıyor. Bunun doğal bir sonucu olarak özellikle gelişmiş ülkelerdeki kentlerde; toplu taşıma, yaya ve bisiklet kullanımı teşvik ediliyor ve bunun güçlü bir altyapısı…

okumaya devam

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne sorduk: Bisikletli bir İzmir için…

Kent ve bisiklet deyince, konunun asli muhataplarından, paydaşlarından biri, doğal olarak yerel yönetimler… İzmir Büyükşehir Belediyesi geçtiğimiz günlerde “Bisiklet ve Yaya Eylem Planı”nı açıkladı. Kentin geleceğinde bisiklete daha fazla yer açmayı hedefleyen, kapsamlı bir plan… Biz de bu vesileyle, hem İzmir’de bisiklet kullanımıyla ilgili kafamızdaki sorulara yanıt bulmak, hem de planın detaylarını öğrenmek için Büyükşehir Belediyesi’nin kapısını çaldık. Belediye’de esas derdi bisiklet olan bir birim varmış, karşımıza onlar çıktı…Ulaşım Dairesi’ne bağlı Bisiklet ve Yaya Erişimi Birimi, Türkiye’de bir ilk. Benzer birimler daha sonra İstanbul’da ve başka kentlerde kurulmuş ama sayıları…

okumaya devam

Semra Bozdayı Ayazlar ‘Pedalperest Kadınlar’ı anlattı

Pedalperest Kadınlar olarak 2017 Şubat ayında birlikte hareket etmeye başladık. Kurucu arkadaşlar olarak biz bisiklet kullanıyorduk zaten, başka kadınlar da kullansın, daha da çoğalalım istedik. Çocukluğumuzu hatırlatan, en değerli anılarımızı süsleyen bisikletin, hayatımızın daha çok içinde olmasını istedik. Çünkü o temiz, kolay, sade ve ulaşılabilirdi. Düzenli olarak her perşembe “Pedalperest Kadınlar Perşembe Pedallamasını” yaptık. Katılımcıların performansına göre güzergâh belirledik ya da değiştirdik. “Pedalperest Çocuklar Pedallıyor” etkinliğimizle önce kendi çocuklarımızla, sonra başka çocuklarla bisiklet temalı, doğa içinde eğlenceli oyunlarla dolu aktiviteler yaptık. İki sene boyunca kadınlara ücretsiz bisiklet eğitimi verdik. Bir…

okumaya devam

Muhlis Dilmaç’la akşam akşam bisiklet…

Muhlis Dilmaç İzmirli bisikletçilerin ağabeyi gibi. İzmir’deki bisikletçilerin ilk bir araya gelişlerinde, ilk örgütlenmelerinde yer almış. Mesai sonrası hep beraber pedallayarak bisikleti görünür kılan akşam turlarından ilkini, “Perşembe Akşamı Bisikletçileri”ni organize eden de o. Kendisiyle biraz nostalji yaptık, o günlerden bugüne İzmir sokaklarında bisikleti konuştuk. – Nasıl doğdu Perşembe Akşamları Bisikletçileri fikri?Muhlis Dilmaç: Ben bisiklete binmeye işimin gereği başladım. 1995 yılında bir bisiklet firmasında çalışmaya başlamıştım. Bisikleti anlamak ve anlatmak lazım diyerek yola çıktım. Hafta sonları birçok insan bisiklete biniyor, bir yerlere gidiyor. Biz de o kervana katıldık. Derken birçok…

okumaya devam

Olcay Ormankıran ile İzmir bisiklet rotaları ve ’Az Bilinen Antik Kentler Turu‘ üzerine

Olcay Ormankıran İzmir’de 2005 yılından beri pek çok dernek, topluluk ve platformda gönüllü görev almış ve 2012 yılından beri devam eden “Az Bilinen Antik Kentler” (ABAK) bisiklet turunu başlatan bisikletçi. Her yıl 23 Nisan’a denk getirdikleri üç dört günlük turda bir araya gelen 120 bisiklet sevdalısı, İzmir civarındaki adı pek duyulmamış antik kentleri geziyorlar. Birlikte kamp yapıyorlar; tecrübelerini paylaşıyor, dostluklar kuruyor, yeni projeler üretiyorlar. Bir de gelenekleri var; her 23 Nisan’da bir köy okulunu hediyelerle ziyaret edip, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını köy çocuklarıyla birlikte kutluyorlar. Olcay Ormankıran ABAK’ı organize…

okumaya devam

İzmir iki teker üstünde

Bu sayıda İzmir ve bisikleti konuşacağız. Çünkü bisikletli bir İzmir daha güzel, daha yaşanabilir bir kent olacak. Bu konunun iki önemli paydaşı var. Birincisi halk, yani bu konu özelinde, sayıları hızla artan bisikletçiler ve onların sivil toplulukları… İkincisi de yerel yönetim. İzmir’i daha bisikletli bir kent haline getirmenin esas dinamiği de, bu iki paydaş arasındaki işbirliği; birbirini tamamlayan, zorlayan, yeri geldiğinde dürtüp harekete geçiren ilişki… Biz de bu dosyamızda iki tarafın da görüşlerine yer verelim dedik.İzmir’de bisikletçilerin oldukça geniş, etkili ve cıvıl cıvıl bir sivil toplum yapısı var. Bu alanda…

okumaya devam

Korona günlerinde permakültür

Doğanın huyuna suyuna uyar, ona olmadığı bir şey olmasını buyurmazsak, daha az iş ile daha çok verimi yakalayabiliriz. Üstelik kendimizi daha az para harcarken, dönüştürürken ve daha az atık çıkarırken buluruz. Korona virüsü işgali altındayız. İnsanoğlu öldürücü etkisi belirsiz vakitte olan pestisit, kanser, trafik kazası gibi risklere umursamaz yaklaşsa da, koronanın etkisini hemen ve şiddetli göstermesi, insanoğlunu ürkütmeyi başardı. Ara ara gevşesek de hep beraber kaygılıyız. Üstüne ağır ekonomik etkileri ile boğuşacağımız kesin. Belki yine karantina tedbirleri gündeme gelecek. Evde kapalı kaldığımız günler, nasıl bir hayat yaşadığımızı gözden geçirmek için…

okumaya devam

Mavi Anadoluculuk akımı: Helenizm’in kültürel ve tarihi hegemonyasına bir başkaldırı

Antik Çağ Anadolu medeniyeti ne salt Helen’dir ne de bizim kültürel mirasımızın dışındadır. Aksine Yunanlılar kadar bizim de mirasçı olduğumuz bir değerdir. Bu mirasçı olma durumu da sadece kültürel açıdan değildir. Mavi Anadoluculuk akımı işte bu ihmalkârlığa, ötekileştirmeye, bize ait olan bir kültürel mirasın Helenleştirilerek Yunanistan’a altın tepsi içerisinde hediye edilmesine bir başkaldırıdır. Mavi Anadoluculuk akımının düşünsel temelleri Halikarnas Balıkçısı olarak da bilinen Cevat Şakir Kabaağaçlı tarafından atılmıştır. Bu akım aynı zamanda Azra Erhat, Sabahattin Eyüboğlu, Derman Bayladı, Vedat Günyol, Bedri Rahmi ve Cengiz Bektaş gibi birçok aydın ve sanatçı…

okumaya devam