Gönlü hep doğadan yana bir inanç topluluğu: Tahtacılar

Anadolu kaç bin yıllık uygarlık beşiği… Bereketli toprakları kaç kültüre ev sahipliği yapmış, kimler gelmiş kimler geçmiş, izlerini bırakmış yüzlerce yıldır… Bundan büyük zenginliğimiz mi var bu topraklarda? Peki en büyük kadir kıymet bilmezlik değil mi bunu yok saymak; bir kültürü diğerinin, bir geleneği öbürünün üstünde görüp diğerlerinin üstünü çizmek, kökünü kazımaya çalışmak? Oysa insanlık adına geleceğe taşınacak ne çok şey var bu derya deniz kültürel birikimde. Mesela, ekmeğini çıkarmak için balta vurmak zorunda olduğu kuru ağacın bile rızasını alma nezaketine sahip bir topluluktan, Tahtacılar’dan öğrenecek ne çok şeyimiz var.…

okumaya devam

Necati Usta’nın udları geçmişi geleceğe taşıyor

Büyülü mekânlar vardır, sizi alır usulca tarihin geçmiş bir sayfasına götürür. Taşın neminde, ahşabın kokusunda bir maziyi duyarsınız. Hele o maziden kalıp da yaşayan bir şey varsa mekânda, gördüğünüz bir düş mü gerçek mi, ayırdına varamazsınız. Kemeraltı’nda Kestelli Mahallesi… Cumhuriyet’ten önce bir Musevi mahallesiymiş, şimdilerde tekstilcilerin ve ayakkabıcıların merkezi… Bir dönem ise İzmirli çalgı yapımcılarının merkezi olmuş, Zeynel Abidin ilk cümbüşünü Beyler Sokağı’ndaki atölyesinde imal etmiş. Şimdi mahallede kalan tek çalgı yapımcısı Necati Gürbüz. Necati Usta, 16 yıldır Kestelli’de iki katlı bir evdeki atölyesinde, geçmişten kalan sesler eşliğinde enstrüman yapıyor.…

okumaya devam

Üzümün ve şarabın kısa tarihi

Üzümün bir anavatanından söz etmek gerekirse, burası eskiden düşünüldüğü gibi Hazar Denizi ile Karadeniz arası ya da nokta atışla Gürcistan değil kuzey yarımkürenin değişik yerlerindeki ılıman iklim kuşağı olabilir. Hatta bu konuda yeni bir genetik çalışma üzümün anavatanın bir Citta Slow kenti olan Erzurum Uzundere olabileceğini ileri sürmekte. İnsanlık tarihi kadar eski, mitolojilere ve din kitaplarına girecek derecede insanoğlu için önemli bir ürün olan üzüm ve üzümgillerin tarihini günümüzden neredeyse 9000 yıl öncesine hatta daha da geriye götürmek olasıdır. Zira daha jeolojik zamanlarda Vitaceae ailesine ait yabani türlerin ortaya çıkmış…

okumaya devam

Egeli şair Sappho ve dünyası

Sappho duygusal olmayan, mantıklı ve eril antik dünyaya bir alternatif olmuştur. O kadının sesidir, onun şiirlerinde yaşamın ve doğanın güzelliği, kaygısı, heyecanı ve belirsizliğini anlamaya çalışan insanlar ile kadınsı, duygusal ve kişisel bir dünya buluruz. Bu gece Ay battı, sonra yıldızlar;Gece yarılandı,Zaman geçiyorBense yapayalnızım yatağımda(Çeviri: Cevat Çapan) 2004 yılında Mısır’da MÖ 3. yüzyıla ait bir mumyaya sarılı papirüste bir şiir bulundu, Sappho’nun şiiriydi. Hani Platon’un 10. muse (esin perisi) kabul ettiği, MÖ 7. yüzyılın sonları ile 6. yüzyılın başlarında Lesbos’ta, bizim bildiğimiz adıyla Midilli’de yaşamış lirik şair. Sappho erkek egemen…

okumaya devam

Teos Antik Kenti ve Dionysos Sanatçılar Birliği

Bugünkü Seferihisar sınırları içinde kalan Teos antik kentine tarihsel önem kazandıran özelliklerinden biri de, bilinen ilk sanatçı örgütlenmesi olan Dionysos Sanatçılar Birliği’ne ev sahipliği yapmış olmasıdır. Türkan Banu Güler’in “Teos Antik Kenti ve Dionysos Sanatçılar Birliği” makalesi konuyla ilgili ender Türkçe kaynaklardan biri. Özetleyerek sunuyoruz. Teos ve Dionysos Sanatçılar Birliği arasındaki ilişki bir yüzyıldan fazla sürmüş ve iki tarafa da yarar sağlamıştır. Sanatçılar Teos’un onlara sağladığı dokunulmazlıktan yararlanmış, Teoslular ise Birlik sayesinde hem ekonomilerini düzeltmiş hem de çeşitli Hellenistik krallıklarla aralarını iyi tutmuşlardır. Tanrı Dionysos’un kenti olarak da bilinen Teos,…

okumaya devam

Fotoğrafa sığmayan gurur

Üstte gördüğünüz fotoğraf 1932 yılında Seferihisar’da çekilmiş. Ortadaki paltolu ve fötr şapkalı kişi Seferihisar’ın ilk kaymakamı Fahri Bey. Yanında kentin diğer ileri gelenleri, şimdiki Nüfus Müdürlüğü’nün orada bulunan Tayyare Cemiyeti’nin önünde gururla poz vermişler. Bu gurur boşuna değil. Bir sene önce Seferihisarlıların gönüllerinden kopanlarla bir uçak almış Cemiyet ve genç Cumhuriyetin filosuna katmış. Fotoğrafı hemen aşağıda: Seferihisar Tayyaresi… 30 Ağustos 1931 tarihli Anadolu gazetesi “Bugün Yeni Tayyarelerimizin Adı Konuyor” başlığıyla haberi baş sayfadan görmüş. O yıllarda 30 Ağustos hem Zafer hem de “Tayyare Bayramı”. Haberdeki fotoğraf da Seferihisar Tayyaresi’ne ait.…

okumaya devam

Teosluların Lanetleri (Dirae Teiorum)

Antik Teos kentinde 2010 yılından bu yana Prof. Dr. Musa Kadıoğlu başkanlığında yürütülen kazılar kapsamında, Akdeniz Üniversitesi Eskiçağ Dilleri ve Kültürleri Bölümü’nden Prof. Dr. Mustafa Adak başkanlığında bir ekip de geniş çaplı bir epigrafik çalışma sürdürmüştür. Okuyacağınız yazı, bu çalışmaya katılmış akademisyenlerden Hüseyin Uzunoğlu’nun, “Anadolu’nun Önemli Tarihi Yazıtları (5): Dirae Teiorum” başlıklı makalesinden alınmıştır. Makalenin tümünü academia.edu sitesinden okuyabilirsiniz. Köşeli parantez içinde yer alan kısa notları ise, metnin akışını tamamlamak için, yine makaleden faydalanarak biz ekledik.   İonia Bölgesi’nin en önemli kentlerinden birisi olan Teos Antik Kenti’nden Klasik Dönem başlarından…

okumaya devam

Ahmet Uhri’yle Teos’ta Dionysos’un izinde

Ahmet Uhri arkeolog. 9 Eylül Üniversitesinde görev yapıyor. Özellikle yeme-içme kültürü üzerine çalışmaları, bu konuda kitap ve makaleleri var. Aynı zamanda, pek sürekli olamayan dergimizin sürekli yazarı. Uhri yazar olduğu kadar bir anlatıcı da. Keyifli arkeoloji sohbetlerinin aranan adamı, tatlı dilli bir arkeolog desek yeridir. Geçtiğimiz günlerde Teos Kültür Sanat Derneği’nin düzenlediği etkinlikte Teos antik kentini ve şarap tanrısı Dionysos adına yapılmış tapınağı anlattı. Ardından binlerce yıllık bir geleneğin devamı olarak, Seferihisar’da üretilen bir yerel şarabı tattık ve Uhri’den şarabın tarihi üzerine bir sunum dinledik. Gelemeyenler için, şarabın tadını anlatmak…

okumaya devam

Fransa kıyılarında Antik Teos mermeri

Patrick Lagrou Belçikalı bir tarihçi, yazar. Teos mermerleri ve Teoslu şair Anakreon üzerine araştırma yapmak için yolu buralara düşmüş. Kendisiyle tanıştık, o bizi, biz onu sevdik. Ülkesine döner dönmez, sağ olsun, “Seferi Keçi” için Fransa açıklarındaki Teos mermerleri batığının hikâyesini yazdı. Fotoğrafta görüyorsunuz, 31 metre derinde kuzu gibi yatıyorlar. Dalgıç da Patrick Lagrou’nun kendisi. Çeviren: Emrah Sekendiz   Bu batık, doğudan batıya neredeyse tüm Akdeniz’i boydan boya kat etmişti. Üstelik, ilk kez deniz dibinde bu tür mermer taşıyan bir batık bulunuyordu. Africano mermeri taşıyan bir batığın keşfi aynı zamanda bu…

okumaya devam

Uygarlık buğdayla başladı

Yaklaşık 14.000 yıl önce Güneydoğu Anadolu’da Urfa civarında başlayan insanla buğdayın aşkı, insanı yerleşik yaşama geçirmiş, tarıma başlatmış ve çok uzun bir süre yayılmadan aynı bölgede kalan bu ikili, yani insan ve buğday, bundan sonra iyice ayrılmaz olmuşlardır. Buğday, hızla yeni yaşam alışkanlıkları geliştirir. Charles Darwin “Petrole sahip olan, devletlere sahip olur; gıdaya sahip olan halklara.” Bu sözün 1974 yılında o dönemin ABD dışişleri bakanı olan Henry A. Kissinger tarafından söylendiği iddia edilir. Elbette gıda kaynakları içinde de birinci sırada gelen buğday bu sözü doğrularcasına insanlık tarihinin biçimlenmesinde önemli rol oynamıştır.…

okumaya devam