Egeli şair Sappho ve dünyası

Sappho duygusal olmayan, mantıklı ve eril antik dünyaya bir alternatif olmuştur. O kadının sesidir, onun şiirlerinde yaşamın ve doğanın güzelliği, kaygısı, heyecanı ve belirsizliğini anlamaya çalışan insanlar ile kadınsı, duygusal ve kişisel bir dünya buluruz. Bu gece Ay battı, sonra yıldızlar;Gece yarılandı,Zaman geçiyorBense yapayalnızım yatağımda(Çeviri: Cevat Çapan) 2004 yılında Mısır’da MÖ 3. yüzyıla ait bir mumyaya sarılı papirüste bir şiir bulundu, Sappho’nun şiiriydi. Hani Platon’un 10. muse (esin perisi) kabul ettiği, MÖ 7. yüzyılın sonları ile 6. yüzyılın başlarında Lesbos’ta, bizim bildiğimiz adıyla Midilli’de yaşamış lirik şair. Sappho erkek egemen…

okumaya devam

Cahit Berkay’la dünden bugüne Moğollar…

Cahit Berkay’la iki konser arasında dinlenmek için kendisini attığı Sığacık’ta Maya Otel’de karşılaştık. Önce “adamı rahat bırak yahu, tatile gelmiş” dedim kendime. Sonra gazeteci arsızlığım tuttu, bir 15 dakikadan bir şey olmaz deyip yanaştım. Bir merhabayla başladık, lafı lafı açtı, sağ olsun vaktini esirgemedi, ortaya bu uzun söyleşi çıktı. Türk müziğinde çınar ağacı gibi bir geçmişiniz var, insan önce bu geçmişi dinlemek istiyor sizden. Müziğe ne zaman, nasıl başladınız? Müzik hayatım… Uzun bir hikâye tabii. Ispartalıyız biz, annem, babam tüccar terziydi. İstanbul’a malzeme almaya gelirlerdi ve her defasında bana bir…

okumaya devam

Sığacık’ta Leman Sam rüzgârı

Şarkıları gibi yaşayan kaç sanatçı var, öyle coşkulu, tutkulu, yalnız, eğilip bükülmeyen. Çok değil herhalde. Ne mutlu ki birini daha tanıdım. Leman Sam Seferihisar’dan geçti, bütün dobralığıyla ve uzun kızıl saçlarıyla. Kendisiyle konseri öncesinde buluştuk. Havada dünden kalma hafif bir yağmur kokusu var, Leman Sam’da ise gecenin uykusuzluğu ve kötü haberlerin, öldürülen hayvanların, kaybolan çocukların gerginliği. Her acıya bu kadar mı açar yüreğini bir insan… Neyse, sohbete başlıyoruz, havadan sudan, hayattan, eski arkadaşlardan… Yağmur nedeniyle konserin iptal edileceğinden, gelmeyeceğinizden endişelendiğini söyledi az önce bir dinleyiciniz… – Yok, ben gelirim. Karadeniz…

okumaya devam

Edebiyatçı, şair, çevirmen Cevat Çapan ile söyleşi: Her dönem kendi gereksinim duyduğu dili üretir

Cevat Çapan bir edebiyatçı, şair ve İngiliz dili ve edebiyatı profesörü. Dilimizin en iyi İngilizce çevirmenlerinden biri ve en çok da bu kimliğiyle tanınıyor. Çevirileriyle iz bırakmadığı şiir okuru yoktur desek hiç abartmış olmayız. Sapho’yu, Seferis’i, Kavafis’i, Ritsos’u hep onun çevirileriyle okuduk, sevdik. Onun hazırladığı antolojiler sayesinde yeni şairler tanıdık. Bunun dışında Türkçeye kazandırdığı çok sayıda edebiyat araştırma ve incelemesi var. Ve tabi şiir kitapları… Cevat Hoca Teos Kültür Sanat Derneği’nin düzenlediği bir etkinlik için Seferihisar’daydı. Hem onu ve şiirini daha yakından tanıdık hem de eşsiz birikiminden faydalandık. Yakalamışken de…

okumaya devam

Dünyaca ünlü arp sanatçısı Şirin Pancaroğlu: Anadolu’dan büyük zenginlik düşünemiyorum

Şirin Pancaroğlu dünyaca ünlü arp sanatçımız. En doğudan en batıya, dünyanın her köşesinde konser ve festivallerde sahne almış. Washington Post gazetesince “uluslararası ölçekte büyük bir yetenek” olarak nitelendirilmiş. Seferihisar Belediyesi’nin düzenlediği konser sayesinde, hem de bir değil iki kez, kendisini dinleme şansı oldu Seferihisarlıların. Biz de bu fırsatı değerlendirdik, kendisine arpı ve müziğini sorduk. Ben müzikteki ilhamımı sadece müzikten almam. Bir kilim, halı, bir yörenin halk oyunu, mimarisi, mutfağı aklımda müzik olarak şekillenir. Ben sürekli olarak Anadolu ile yaşıyorum aslında. Tüm anlarım bunlarla dolu. Muhteşem bir müzik mirasımız var. Bunu…

okumaya devam

Ahmet Uhri’yle Teos’ta Dionysos’un izinde

Ahmet Uhri arkeolog. 9 Eylül Üniversitesinde görev yapıyor. Özellikle yeme-içme kültürü üzerine çalışmaları, bu konuda kitap ve makaleleri var. Aynı zamanda, pek sürekli olamayan dergimizin sürekli yazarı. Uhri yazar olduğu kadar bir anlatıcı da. Keyifli arkeoloji sohbetlerinin aranan adamı, tatlı dilli bir arkeolog desek yeridir. Geçtiğimiz günlerde Teos Kültür Sanat Derneği’nin düzenlediği etkinlikte Teos antik kentini ve şarap tanrısı Dionysos adına yapılmış tapınağı anlattı. Ardından binlerce yıllık bir geleneğin devamı olarak, Seferihisar’da üretilen bir yerel şarabı tattık ve Uhri’den şarabın tarihi üzerine bir sunum dinledik. Gelemeyenler için, şarabın tadını anlatmak…

okumaya devam

Homeros bize ne söylüyor?

Heykeltıraş Cahit Koççoban’ın yaptığı Homeros heykeli, Teos Yazarevi’nin bahçesine kondu. Teos’tan, İzmir’in güney ucundan yaşadığı toprakları seyrediyor. Biz de Akkum tepesinde lir çalan Homeros vesilesiyle biraz şarap içip, Anadolulu heykeltıraş Cahit Koççoban ve alaylı felsefeci Muharrem Yakup ile söyleştik. Homeros’un heykelini yaptınız. Yazarevi’nin bahçesine kondu. Elinde lir, tepeden Akkum’u seyreden bir Homeros… Cahit Koççoban: Burada önce Şadan Gökovalı’yı saygıyla anayım. Cevat Şakir’in manevi oğluydu. Azra Erhat, Sabahattin Eyüboğlu, Bedri Rahmi, İsmet Zeki, Cengiz Bektaş’la birlikte, Anadolu’nun kıymetini bilen aydınlardı bunlar. Mavi Anadolu grubunu kurdular. Ege bölgesinden başlayarak Anadolu’yla övünen bir…

okumaya devam

Yavaş giyim, doğal boyama ve doğal baskı üzerine Beste Bonnard ile söyleşi: Doğanın renkleriyle bezenmek

Geçen sonbahar Facebook’ta İstanbul’daki bir atölye duyurusunu görmüştüm, keşke İzmir’de de olsa demeye kalmadı, birkaç hafta sonra aynı atölyenin İzmir’de yapılacağını gördüm. Hemen kayıt oldum ve belirtilen tarihte heyecanla Seferihisar’dan İzmir’e gittim. Konu çok enteresandı: ecoprint yani çeşitli bitki ve yapraklarla kumaş üzerine doğal baskı. İlk etapta böyle bir şeyi duyunca ve ilk deneyimi yaşayınca benim dahi aklıma “ben bunu hemen öğrenir, para bile kazanırım” fikri oluştu. Ne kadar yanılmışım. İşin içine girince, eğitimi veren Beste Bonnard’ı tanıyıp kendisini takip etmeye, doğal boyama ve bitkilerle baskının felsefesini öğrenmeye başlayınca, şöyle…

okumaya devam

Seyyar Sahne Seferihisar’daydı

Seyyar Sahne Cumartesi akşamı (10 Şubat) Seferihisar’daydı, “Bir Meşrutiyet Faciası ya da Gündüzlerimiz” adlı oyunu sergiledi. Seferihisarlı tiyatroseverler oyunu izleyecekler, ne güzeldi yahu diyecekler, kim bu gençler diye merak edecekler diye düşündük ve Seyyar Sahne ile oyun öncesinde kısa bir röportaj yaptık. Doğu Can, Hakan Emre ve Volkan Çıkıntoğlu anlattılar. İşte notlarımız: Seyyar Sahne yeni bir topluluk değil, 2001 yılında kurulmuş. İTÜ mezunlar tiyatrosu topluluğunun da katılımıyla genişlemiş. Celal Mordeniz’in (Tiyatro Medresesi’nin de kurucularından) genel sanat yönetmenliğinde, başta esas olarak tiyatro ve konservatuar kökenli olmayan insanlardan oluşmuş olan grup, zaman…

okumaya devam