Ebru Atilla Sağay ve Braille Tiyatro Ekibi: ‘Karanlığa teslim olmak yerine onunla alay ediyoruz!’

Ebru Atilla Sağay, tek başına kurduğu Tiyatro Nienor’la 10 yıldır başarılı oyunlar sahneye koyuyor. Bunun yanı sıra yer aldığı deneysel performanslarla alkış almaya devam ediyor. Bu hareketli sanat yaşamını sürdürürken, yaklaşık üç yıldır da görme engellilerle oluşturduğu “Okuma Tiyatrosu”yla Braille alfabesiyle yazılmış oyunlar sahneliyor. Kendisini daha yakından tanımak ve bu proje hakkında etraflıca bilgi almak için Sağay’ın kapısını çaldık. Kendinizi tanıtır mısınız?İzmir’de 10 yıl önce kurduğum Tiyatro Nienor çatısı altında kadınların sorunlarını, haklarını, görünürlüklerini sağlamak için oyunlar ve performanslar üretiyorum. Tiyatronun düşünsel ve kültürel yaşamda bir gereklilik olmasından aldığım kuvvetle…

okumaya devam

Adaletin bu mu dünya?

Çok tutmuş dizilerin beyazperde uyarlamaları elbette çok çok eski ve geçerli bir formüldür… Bizde sayısı az da olsa özellikle Amerikan sineması için kökleri çok uzak geçmişe uzanan bir reflekstir… Bu yılın başları (10 Ocak) itibariyle vizyon bulan yerli yapımlardan ‘S1 F1R B1R’, televizyon kanallarında değil belki ama dijital platformlarda yayımlanan ve şansını büyük perdede de denemeye karar veren bir dizinin filmi kimliğiyle karşımıza çıktı. “Sıfır Bir: Bir Zamanlar Adana’da”nın uzun metraj hali olan çalışma bence sinemamız adına tuhaf bir heyecanın ifadesiydi. Doğrusu diziyi izlemediğim için yapısına ve dertlerine pek hâkim…

okumaya devam

Sosyalleşmem lazım(mış!)

Bu sayıdan itibaren Duyarlı Keçi Sefer karakteriyle dergimizi renklendiren karikatürist Uğur Günel’le en az çizdikleri kadar eğlenceli bir söyleşi gerçekleştirdik. Uğur bize mizah sanatının inceliklerini ve yaşadıklarını hikâyelerine nasıl yansıttığını anlattı… “Çizerliğe ilk başladığım yıllarda bir İstanbul maceram oldu. Başlarda Leman dergisinde çiziyordum. O aralar Leman’la birlikte irili ufaklı birçok dergide küçük köşeler çizdim. Ama bu dergiler çok uzun ömürlü olmadı. Gırgır dergisi 2008 yılında yenilenmişti. Orada çalışan bir arkadaşım köşe çizecek karikatürist aradıklarını, benim işlerimi beğendiklerini söyledi. Gidip görüştük ve 2010 yılının Nisan ayında Gırgır’da çizmeye başladım. 2017 Şubat’ında…

okumaya devam

Gönlü hep doğadan yana bir inanç topluluğu: Tahtacılar

Anadolu kaç bin yıllık uygarlık beşiği… Bereketli toprakları kaç kültüre ev sahipliği yapmış, kimler gelmiş kimler geçmiş, izlerini bırakmış yüzlerce yıldır… Bundan büyük zenginliğimiz mi var bu topraklarda? Peki en büyük kadir kıymet bilmezlik değil mi bunu yok saymak; bir kültürü diğerinin, bir geleneği öbürünün üstünde görüp diğerlerinin üstünü çizmek, kökünü kazımaya çalışmak? Oysa insanlık adına geleceğe taşınacak ne çok şey var bu derya deniz kültürel birikimde. Mesela, ekmeğini çıkarmak için balta vurmak zorunda olduğu kuru ağacın bile rızasını alma nezaketine sahip bir topluluktan, Tahtacılar’dan öğrenecek ne çok şeyimiz var.…

okumaya devam

Necati Usta’nın udları geçmişi geleceğe taşıyor

Büyülü mekânlar vardır, sizi alır usulca tarihin geçmiş bir sayfasına götürür. Taşın neminde, ahşabın kokusunda bir maziyi duyarsınız. Hele o maziden kalıp da yaşayan bir şey varsa mekânda, gördüğünüz bir düş mü gerçek mi, ayırdına varamazsınız. Kemeraltı’nda Kestelli Mahallesi… Cumhuriyet’ten önce bir Musevi mahallesiymiş, şimdilerde tekstilcilerin ve ayakkabıcıların merkezi… Bir dönem ise İzmirli çalgı yapımcılarının merkezi olmuş, Zeynel Abidin ilk cümbüşünü Beyler Sokağı’ndaki atölyesinde imal etmiş. Şimdi mahallede kalan tek çalgı yapımcısı Necati Gürbüz. Necati Usta, 16 yıldır Kestelli’de iki katlı bir evdeki atölyesinde, geçmişten kalan sesler eşliğinde enstrüman yapıyor.…

okumaya devam

Seferihisar’da tiyatro çemberleri

Seferihisar Belediyesi’nin başlattığı tiyatro çalışmaları on birinci yılında. On bir yılda üç merkezde on iki tiyatro grubu, 250’den fazla katılımcı, yurt içi ve yurt dışında ilgi gören oyunlar, ödüller, alkışlar… Çalışmalar her yaştan, her kesimden insanı tiyatro çemberi etrafında bir araya getiriyor, el ele verdiriyor. Çemberler gibi, tiyatro ilgisi ve sevgisi de halka halka büyüyor. Tüm bu çalışmaların ve başarıların altında tanınmış oyuncu ve yönetmen, otuz yıllık tiyatro kariyeri, emeği, sevdasıyla Vedat Murat Güzel’in imzası bulunuyor. Tunç Soyer’in Seferihisar Belediye Başkanlığı döneminde kurulan Çocuk Belediyesi bünyesinde çocuk tiyatrosu ile başlayan…

okumaya devam

‘Köy Akademileri çocuklara iyi geldi’

Köy Akademileri’nde eğitim gören Gökçealanlı çocuklar Şenlik’te sahne almak için heyecanla son hazırlıklarını yapıyorken biz de eğitmenleri Selçuk Belediyesi Tiyatro Sorumlusu Gülhan Ayhan Kocaoğlu’yla ayaküstü bir söyleşi gerçekleştirdik. – Çocuklar çok heyecanlı görünüyor, ne sürpriz hazırladınız bize Köy Akademileri olarak?– Şenlik kapsamında küçük bir gösteri yapacağız öğrencilerimizle. – Nedir bu Köy Akademileri?– Belediye Başkanımız Filiz Hanım’ın “5 hedef 50 proje” çalışmalarından bir tanesi Köy Akademileri. Köylere, öncelikle de çocuklara ve kadınlara çok yönlü bir eğitim götürmeyi amaçlıyor. Biz Köy Akademilerini yaz boyunca Selçuk’un beş mahallesinde gerçekleştirdik. Bu mahalleler eskiden köydü,…

okumaya devam

Rengârenk bebekler Seferihisar’dan dünyanın dört yanına

Bu sayıda yayınlamak için taşrada kadın üreticilerin özgün girişimlerinden örnekler düşünürken fark ettim ki en yakınımdaki insanı görmemişim. Suzan Yılmaz, kendisi eşim olur, Seferihisar’a yerleştikten sonra bir uğraş olarak yapmaya başladığı bez bebekleri “Pia Bebekevi” adıyla markalaştırdı. Pazar günleri Sığacık’taki üretici pazarında açtığı tezgâhta ürünlerini satışa sunmakla başladı. Geliştirip daha geniş bir yelpazeye yaydığı ürünlerini, şimdi internet üzerinden Türkiye’nin dört yanındaki meraklılarına ulaştırıyor, yurtdışına satışını gerçekleştiriyor ve Seferihisar’da açtığımız küçük dükkânda sergiliyor. El emeğiyle ayakta durmakla kalmayıp evimizin direği olan, biraz da bu sayede taşrada dergi çıkarmak gibi fantastik işlerle…

okumaya devam

Müştemilat Kumpanya’dan İzmir’in arka sıralarına müzik ziyafeti

Sahne Müştemilat Seferihisar’da doğdu, düzenlediği konser ve etkinliklerle Seferihisar’da ve Ürkmez’de pek çok dinleyiciyi seçkin sanatçılarla buluşturdu, merkezinde müzik olan tecrübeler yaşattı. Şimdiyse bir kumpanya olarak İzmir’e yayılan etkinliklerle adından söz ettirmeye başlıyor. Müştemilat Kumpanya’nın Ekim ayında hayata geçirmeye başladığı projeyi kurucusu Veysel Eryürek’le konuştuk. – Ne var yeni projenizde?– Veysel Eryürek: Misyonumuz yine aynı. Doğru müziği insanlarla buluşturmak… Bunu düne kadar Ürkmez’de küçük bir salonda yapıyorduk; şimdi bütün İzmir’e ama yine buna ulaşma imkânları kısıtlı insanlara götüreceğiz. İzmir’in taşrasına yani. Aralık ayının sonuna kadar 16 ayrı ilçede bir dizi…

okumaya devam

Egeli şair Sappho ve dünyası

Sappho duygusal olmayan, mantıklı ve eril antik dünyaya bir alternatif olmuştur. O kadının sesidir, onun şiirlerinde yaşamın ve doğanın güzelliği, kaygısı, heyecanı ve belirsizliğini anlamaya çalışan insanlar ile kadınsı, duygusal ve kişisel bir dünya buluruz. Bu gece Ay battı, sonra yıldızlar;Gece yarılandı,Zaman geçiyorBense yapayalnızım yatağımda(Çeviri: Cevat Çapan) 2004 yılında Mısır’da MÖ 3. yüzyıla ait bir mumyaya sarılı papirüste bir şiir bulundu, Sappho’nun şiiriydi. Hani Platon’un 10. muse (esin perisi) kabul ettiği, MÖ 7. yüzyılın sonları ile 6. yüzyılın başlarında Lesbos’ta, bizim bildiğimiz adıyla Midilli’de yaşamış lirik şair. Sappho erkek egemen…

okumaya devam