Sağlıklı gıda için ’Dayanışma Narlıdere‘de büyüyor

Bu sayıda size tanıtacağımız ikinci tüketim kooperatifi ise geçen yıl Aralık ayında Narlıdere’de kurulmuş olan İzmir Dayanışma ve Doğal Gıda Tüketim Kooperatifi. Dayanışma Kooperatifi aslında bir kooperatifler ağının parçası. İstanbul’da üç ve Uşak’ta bir kooperatifin yanı sıra, birkaç ilde daha kurulma girişimleri devam ediyor. İzmir Dayanışma Kooperatifi’nin hikâyesini de kurucularından Mesut Güngör, Halil Ertunç ve Vahap Bozay ile konuştuk. Nasıl gelişti İzmir’de Dayanışma Kooperatifi’nin hikâyesi?– Mesut Güngör: Biz bu işe “hadi bir kooperatif kuralım” diye başlamadık. Bu fikrin olgunlaşması için kendi aramızda ciddi bir tartışma süreci yaşadık. Kaygımız doğru başlamak,…

okumaya devam

Akarca, dev balıkçı barınağına karşı!..

Seferihisar’ın sahil şeridinde yer alan Akarca’da yaşayanlar, bu sene huzurlu bir yaz geçiremedi. Tek sebep koronavirüs değil. Kaygılılar, çünkü Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Akarca sahiline yapılacak dev bir balıkçı barınağı projesini açıkladı. Yaşamlarını altüst edecek bu projeye karşı Akarcalılar birleşti, bir platform oluşturdu ve hukuki yollarla bu projeyi engellemek için mücadeleye girişti. Akarca Sivil İnisiyatif ve Hizmet Platformu’nun kurucu ve sözcülerinden Hakan Tüte ve Şaban Başağaç’la projeyi ve olası etkilerini konuştuk.   Balıkçı barınağı deyince insanın aklına küçük ve masum bir şey geliyor, öyle mi?..– Hakan Tüte: Liman demek daha…

okumaya devam

İlkay Akkaya’nın kedileri: Loli

Kendimi bildim bileli hayvan dostlarım oldu hep. Her biri farklı bir kişilik; kimi neşeli, kimi karamsar, kimi öfkeli, kimi şefkatli, korkak, cesur, meraklı, miskin… Ortak bir noktaları var; iyiler. Tasarlayarak kötülük yapmıyorlar. Çok da hikâyem var tabii onlarla ilgili. Birini anlatmak istiyorum şimdi…Adı Boncuk olan, güzeller güzeli bir kedim vardı. Beyaz- kumral bir tekir. Fikret Otyam tablolarındaki kadınların gözleri gibiydi gözleri, bakmaya doyamazdım. İlk bebeklerini doğurmuş, mutlu bir lohusalık dönemi geçirmişti. Bebekleri dört aylık olmuştu. Kısırlaştırma ameliyatına karar vermiştim ama günlük koşuşturma içinde hep erteleniyordu.Bir gün stüdyodan eve, her zaman…

okumaya devam

Adını Bergama’dan alan parşömen 2000 yıldır ustaların elinde hayat buluyor

“İşlemediğim bir insan derisi kaldı, her şeyi işledim, yılan, çıyan ne varsa… Bazen İstanbul’da fabrikacılarla, ustalarla bir araya geliyoruz. Zig deri işleyeni var, kösele işleyeni, kürk işleyeni. Bana soruyorlar, sen ne yapıyorsun? Hepsini yapıyorum. Onların makineyle yaptığını ellerimle, kollarımla…”Böyle söylüyor İsmail Usta, Anadolu’nun son karatabağı, iki bin yıllık bir zanaatı bugüne taşıyan, adını Bergama’dan alan parşömeni üreten İsmail Araç. İsmail Ustayla karşılaşmamız aslında hoş bir sürpriz oldu. Bergama’ya, onun çıraklığını yaparak parşömen yapımını öğrenen ve bu zanaatı geleceğe taşımaya çalışan Nesrin Ermiş’le tanışmaya gelmiştik. Ustanın yakın zamanda bir kalp rahatsızlığı…

okumaya devam

BİR’lik belgeseliyle, Köy-Koop İzmir Birliği’nin doğuşu ve gelişimi: Köklerden geleceğe…

Seferi Keçi olarak çok önemli bir işe imza attık. Köy-Koop İzmir Birliği’nin kuruluş hikâyesini anlatan bir belgesel hazırladık: BİR’lik… (Belgeseli izlemek için: https://youtu.be/YkYYiusyk-s )“Çok önemli” derken kendi yaptığımız işi abartmıyor, büyüklenmiyoruz. Önemi, anlattığımız hikâyenin büyüklüğünden ileri geliyor. 1960’lı yıllarda başlayan, kelimenin gerçek anlamıyla yokluk içerisindeki köylülerin örgütlenerek başardığı işlerin büyüklüğünden… Bunu yansıtabildiysek, anlatılmasına aracı olabildiysek, ne mutlu bize. Ne başarmışlar peki? Kısaca anlatalım. 1960’lı yıllarda İzmir’in çeşitli köylerinde, kimi birbirinden habersiz kimi birbirinden feyz alarak, bir kooperatifleşme hareketi başlamış. Daha önceki kooperatiflerden farklı olarak, devlet eliyle kurulmayan, doğrudan köylünün ihtiyaçlarına…

okumaya devam

Şurup

Bir kedi öyküsü anlatacağım, epeyce kedi öyküsü var bende. Belki sonra başkalarını anlatma fırsatım da olabilir. Evdeki kedi nüfusunun artmaya başladığı ilk yıllardı. Esas kız olan Boncuk ikinci kez yavrulamış ve sekiz olmuştu nüfusumuz. Boncuk’un cinsel hayatına müdahale etmenin etik olup olmadığı sorgulamalarının varoluşumu yıprattığı, ebelik ve dadılık faaliyetlerinin beni yorduğu günlerdi. Bahçede baktığım bir de Tekir vardı üstüne ve O da hamileydi. Sokakta doğurmasına içim elvermiyordu. O’nun da niyeti yoktu zaten doğumunu başka bir yerde yapmaya. Gün içinde sık sık eve girip, doğum için kendisine yer bakınmaya başlamıştı. Niyetini…

okumaya devam

Seferihisar’da termal turizm olanakları

Doğanbey’de Seferihisar’ın termal kaynaklarını sağlık turizm açısından değerlendirecek bir termal tedavi ve kür merkezi yapma projesi somut bir aşamaya gelmiş görünüyor. 2004 yılında Seferihisar Kaymakamlığı ve Ege Üniversitesi’nin birlikte düzenlediği “Dünden Yarına Seferihisar Sempozyumu” için, Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Gözde Emekli tarafından hazırlanmış olan ve Seferihisar’ın bu bakımdan sahip olduğu potansiyeli inceleyen rapordan özet bir bölümü aşağıda sunduk. Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin’e projenin Seferihisar’a kazandıracaklarını, tarihçi Bilge Umar’a ise Karakoç Kaplıcalarının tarihini sorduk. Jeotermal potansiyel açısından Ege bölgesinin önemli alanlarından birini Seferihisar jeotermal…

okumaya devam

Sürdürülebilir gelişim için İzmir’de kent ittifakı

Önce bir hatırlatma yapalım. Son zamanlarda en sık duyduğumuz kavramlardan biri, sürdürülebilir kalkınma. Kaynaklar azaldıkça, iklim krizinin sonuçları barizleştikçe, yani kısaca insanlığın önündeki sorunlar birikip dünyanın geleceğine ilişkin kaygılar büyüdükçe, bu kavram da daha sık gündeme gelir oldu. Dolayısıyla “sürdürülebilir kalkınma”, gerçekte dünyanın tahribatının esas sorumlusu olan büyük devletlerin kontrolündeki Birleşmiş Milletler’in gündeminde de önemli bir yer tutuyor. BM 2015 yılında bu kavramın içeriğini netleştirmek için “sürdürülebilir kalkınma hedefleri” adıyla 17 ana başlık altında 169 hedef belirlemişti. Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri kapsamında öncekinden farklı bir vurgu da, artık bu süreçte devletlerin…

okumaya devam

Bornova Yakaköy’de Belediye ve gönüllüler el ele: Toprak doğal tarımla canlanıyor

Bornova sonucunu merakla beklediğimiz, başarısını arzuladığımız bir girişime sahne oldu. Yıllardır motokros pisti olarak kullanılan bir arazi, Bornova Belediyesi tarafından doğal tarım gönüllülerine tahsis edildi. 20 dönümlük arazide motokros yarışları için yapılmış yapay tümsekler düzeltildi, lastik ve metal artıklar temizlendi, toprak şöyle bir havalandırıldı ve geçtiğimiz günlerde yapılan şenlikli bir etkinlikle tohum toplarıyla buluştu. Bakalım ne olacak? Doğa insan eliyle bozulmuş o arazide yeniden can bulacak mı? Doğa gübresiz, ilaçsız, aslında neredeyse tohumları saçmak dışında insani hiçbir müdahale olmadan, kendi döngüsüyle bir berekete can verecek mi?..Bornova Yakaköy’de faaliyete başlayan Doğal…

okumaya devam

Seferihisar’dan Ege ovalarına bir başkaldırı hikâyesi: Karakılçık Hareketi

Karakılçık buğdayı… Düne kadar, kenarda köşede tek tük kalmış zahirecilerde rastlardınız. Tarlanın kıyısında birkaç dönüme, o da samanını hayvanlara vermek için ekilirdi en fazla. Ege’de çoktan vazgeçilen, belki de yavaş yavaş kaybolacak bir buğday çeşidiydi.Şimdi her yerde… “Yeniden karakılçık” diye İzmir’in caddelerinde afişlerde… Unuyla, ekmeğiyle, sayıları artan üretici pazarlarında, kooperatif satış mağazalarında, marketlerin özel reyonlarında… Hatta her dediğiyle tartışma yaratan diyetisyenlerin ve uzmanların önerilerinde… “Ne var bunda, hele konu beslenmeyse, böyle şeyler moda gibi gündeme gelir, biri unutulur başkası çıkar” diyebilirsiniz. Demeyin. Çünkü “futbol asla sadece futbol değildir” sözündeki gibi,…

okumaya devam